Overheats türkçesi Overheats nedir

  • Kızdırmak.
  • Hararet yapmak.
  • Motor su kaynatmak.
  • Fazla ısınmak.
  • Aşırı ısınmak.
  • Çok ısınmak.
  • Fazla ısıtmak.
  • Çok heyecanlandırmak.
  • (motor) su kaynatmak.
  • Aşırı ısıtmak.

Overheats ile ilgili cümleler

English: The motor overheats.
Turkish: Motor aşırı ısınıyor.

Overheats ingilizcede ne demek, Overheats nerede nasıl kullanılır?

Overheat : Fazla ısınmak. Çok ısınmak. Hararet yapmak. Çok heyecanlandırmak. Fazla ısıtmak. Aşırı ısınmak. Motor su kaynatmak. Kızdırmak. (motor) su kaynatmak. Aşırı ısıtmak.

Overheated : Fazla ısıtılmış. Aşırı ısıtılmış. Aşırı heyecanlı veya huzursuz. Aşırı ısınmış. Çok sıcak. Aşırı heyecanlı. Aşırı sıcaklık.

Overheating : Kızdırmak. Aşırıısıtım. Kızdırma. Fazla ısıtmak. Çok ısınmak. Fazla ısıtılma. Kızma. Metallerin ısı ile işlenmesinde, uygun tane büyüklüğü veren sıcaklığın üstünde ısıtılmaları. Fazla ısınma.

Overhead : Yukarıya. Üstten. Ek yük. Baştan yukarıda olan. Kafasının üstünde. Genel. Tepeden. Destek işlem. Asma.

Overhead bit : Hizmet biti. Kontrol biti. Destek biti.

Overhead camshaft : Üstten kam. Üstten eksantrik mili. Üstten kam mili. Kafa dağıtım dingili. Üstten çift eksantrik.

Overhead bits : Ek bitler. Destek işlem bitleri.

 

Overhead costs : Genel giderler. Merkezi yönetim giderleri. İstihkam inşaat idari masrafları.

Overhead lighting : Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Sahneyi ve kişileri sahne içindeki ışıldaklarla yukarıdan aşağıya doğru dikey olarak aydınlatma. Üstten ışıklama. Sahneyi ve kişileri sahne tarafındaki ışıldaklarla yukarıdan aşağıya doğru aydınlatma. (dikeyine ışıklama). Üst aydınlatma. Filme alınan konunun ya da görünçlüğün, yukarıda bulunan bir kaynaktan aydınlatılması durumu. alttan aydınlatmanın karşıtı. Dikey ışıklama. Üstten aydınlatma.

Overhead expenses : Genel imalat masrafları. Genel giderler. Genel yönetim giderleri. Bir işi işletme ile ilgili genel giderler (örn. kira, ısıtma, vergiler, vs.). Umumi masraflar. Genel masraflar. Şirket idari masrafları. İdari masraflar.

İngilizce Overheats Türkçe anlamı, Overheats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overheats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Superheated : Aşırı ısıtılmış. Aşırı ısıtılmış su buharı vb. Aşırı ısınmış. Kızdırılmış. Kızgın. Genellikle sıvısınının kaynama noktasından çok yüksek sıcaklığa ısıtılmış gaz ya da buharın niteliği.

Be worn out : Yorgun düşmek. Hali olmamak. Aşınmak. Kolunu kaldıracak hali olmamak.

Aggravate : Ciddileştirmek. Zorlaştırmak. Kışkırtmak. Kızıştırmak. Şiddetlendirmek. Azıştırmak. Provoke etmek. Çileden çıkarmak. Azdırmak.

Antagonizes : Aleyhine çevirmek. Düşman etmek. Karşı çıkmak. Kışkırtmak.

Angers : Öfkelendirmek. Fitil vermek. Sinir. Hiddet. Kızgınlık. Öfke. Hiddetlendirmek. Sinirlendirmek. Darıltmak.

 

Angering : Fitil vermek. Sinirlendirmek. Hiddetlendirmek. Öfke. Kızgınlık. Sinir. Darıltmak. Öfkelendirmek. Hiddet.

Take in : Cebe atmak. (giysi) daraltmak. Aldatmak. Kandırmak. Anlamak. Eve iş götürmek. Kabul etmek. Kavramak. Geçirmek. Dolandırmak.

Get heated : Isınmak.

Superheat : Aşırı derecede ısıtmak. Kızdırma. Isıtarak kızdırmak. Kızgın ısı. Erimeüstü sıcaklığı.

Listen : Dinleme. Kulak asmak. Dinle. Kulak verme. Dinlenmek. Dinlemek.

Overheats synonyms : disbursement, thrill, annoys, antagonised, craze, antagonized, angered, antagonises, hear, get, operating budget, aggravates, antagonize, disbursal, antagonizing, catch, overheating, antagonising, superheating, budget items, expense, anger, overheat, operating cost, antagonise, operating expense, annoy.

Overheats zıt anlamlı kelimeler, Overheats kelime anlamı

Subsurface : Yüzeyaltı. Yeraltı.

Surface : Yüzeye çıkarmak (denizaltı). Yüzeye çıkmak. Dış görünüş. Kanat (uçak). Matematiksel olarak iki boyutla gösterilen ve evrelerin değme sınırlarını belirlediği varsayılan geometrik kavram. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. Yol vb'yi sert bir madde ile kaplamak. Su yüzüne çıkmak. Yüzey. Yüzölçümü.

Cool : Serinleşmek. Soğukkanlılık. Sakinleşmek. Sönmek (öfke veya arzu vb). Serin. Soğutmak. Soğumak. Serinlik. Serin yer. Serinlemek.