Overtime wage rate türkçesi Overtime wage rate nedir

  • Fazla çalışma ücreti.
  • İşçiye belirlenmiş aylık, haftalık ya da günlük iş saatlerinin üzerinde çalıştığı süre için ödenen ücret.
  • İktisat alanında kullanılır.

Overtime wage rate ingilizcede ne demek, Overtime wage rate nerede nasıl kullanılır?

Overtime : Mesai fazlası. Fazla çalışma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşçinin belirlenmiş aylık, haftalık ya da günlük iş saatlerinin üzerinde çalışması. Fazla mesai yaparak. Fazla mesai için ödenen ücret. Ek mesai. Artık çalışma. Fazla mesai ücreti. Mesai.

Wage : Ücret. Üretim faktörlerinden biri olan emeğin üretimden aldığı pay, diğer bir deyişle emek faktörünün fiyatı. işçilere üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. krş. maaş. Maaş. Vergin. (savaş) açmak. Başlatmak. Devam ettirmek. Aylık. Savaş açmak.

Rate : Bk. vergi oranı. Farzetmek. Göreli hız. Birim zamanda alınan yol ile ölçülen devinim niceliği. bir kimyasal tepkimede ürünlerin birim zamandaki oluşum niceliği. İki özdek arasında değer, beraberlik ve eşitliği bildiren ölçü. ürem oranı. Layık olmak. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Hak etmek. Sayılmak. Belli bir zaman aralığı içindeki nicel bir değişmenin başlangıç değerine göre oransal anlatımı, bk. göreli hız.

 

Wage rate : Ücret oranı. Belirli bir işin yapılmasında ödenmesi kararlaştırılmış ücret. Vergin oranı. Ücret haddi. Ücret.

Wage rates : Ücret. Ücret oranı.

İngilizce Overtime wage rate Türkçe anlamı, Overtime wage rate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overtime wage rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Overtime pay : Fazla mesai ücreti. Mesai ücreti. Fazla mesai vergini. Fazla çalışma parası.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Overtime wage rate synonyms : a shift in demand, a type mutual funds, a shift in supply, ability to pay approach, a group shares, abnormal budget, abolition of forced labour convention, contingency allowance.