Overtime türkçesi Overtime nedir
- Fazla mesai yaparak.
- Ek mesai.
- Artık çalışma.
- Yasa ile sınırlandırılan olağan süreden daha çok çalışma. görevliyi, işçiye yapılagelen işin önemi, ivediliği gibi nedenlerle kendi onamı da alınarak yasasında belirtilen sınırları aşmamak üzere olağandan çok çalıştırma.
- İşçinin belirlenmiş aylık, haftalık ya da günlük iş saatlerinin üzerinde çalışması.
- Fazla mesai.
- Fazla çalışma.
- Fazla mesai için ödenen ücret.
- Mesai.
- İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Mesai fazlası.
- Fazla mesai ücreti.
Overtime ile ilgili cümleler
English: I had to work overtime yesterday.
Turkish: Dün fazla mesai yapmak zorunda kaldım.
English: Ali didn't want to work overtime on Christmas Eve.
Turkish: Ali Noel Arefesinde fazla mesai yapmak istemedi.
English: Ali might be working overtime tonight.
Turkish: Ali bu gece fazla mesai yapıyor olabilir.
English: Ali says he won't have to work overtime today.
Turkish: Ali bugün fazla mesai yapmak zorunda olmayacağını söylüyor.
English: He put in ten hours of overtime this week.
Turkish: O, bu hafta on saat fazla mesai yaptı.
Overtime ingilizcede ne demek, Overtime nerede nasıl kullanılır?
Overtime hours : Artık çalışma. Yasa ile sınırlandırılan olağan süreden daha çok çalışma. görevliyi, işçiye yapılagelen işin önemi, ivediliği gibi nedenlerle kendi onamı da alınarak yasasında belirtilen sınırları aşmamak üzere olağandan çok çalıştırma. Fazla mesai saatleri.
Overtime hours by forced causes : Zorunlu nedenlerle fazla çalışma. Bir aksaklık sırasında, makineler ya da araç ve gereçler üzerinde hemen yapılması gerekli ivedi işlerde ya da zorlayıcı nedenlerin meydana gelmesinde işyerinin aksaksız çalışmasını sağlamak üzere işverence belirli günlük çalışma süresinin dışında işçinin fazla çalıştırılması.
Overtime pay : Fazla çalışma ücreti. Mesai ücreti. Fazla çalışma parası. Fazla mesai vergini. Fazla mesai ücreti.
Overtime regulations : İşveren ve işçiye ilişkin olağandan çok çalıştırma ve çalışmaları düzenleyen karşılıklı süre ve koşulların tümünü kapsayan tüzük. Çalışma-artık çalışma tüzüğü.
Overtime wage rate : Fazla çalışma ücreti. İşçiye belirlenmiş aylık, haftalık ya da günlük iş saatlerinin üzerinde çalıştığı süre için ödenen ücret.
Work overtime : Mesaiye kalmak. Fazla mesai yapmak.
Overtire : Çok yormak.
Do overtime : Fazla mesai yapmak.
Be on overtime : Mesaiye kalmak. Fazla mesai yapmak.
Overtime work : Fazla çalışma.
İngilizce Overtime Türkçe anlamı, Overtime eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Overtime ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Shift : Geçirmek (bir yerden başka bir yere). Tıkınmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. (araçtaki yük) bir tarafa kaymak. Vardiya. Yerini değiştirmek. Kaçamak. Bir bilgi birimindeki öğeleri (ikilleri, sayamakları, damgaları) sola ya da sağa doğru taşıma, bk. aritmetiksel kaydırma, mantıksal kaydırma. Bahane. Yönü değişmek (rüzgarın).
Efforts : Gayret. Uğraşma. Çabalama. Çaba. Eser. Başarı. Girişim. Deneme.
Division of labour : İşbölümü. Çalışma alanındaki sonuçları verimli kılmak ve iyiye götürebilmek amacıyla bunları etkileyebilecek her türlü özellikler göz önünde tutularak bu işin görevlileri arasında bilgi, görgü ve yeteneklerine göre dağıtımı. İş bölümü. Mesai taksimatı. Bir toplumsal üretim düzeni içindeki değişik görev ve hizmetlerin, toplumun üyeleri, kümeleri arasında karşılıklı bağımlılık ilişkileri içinde bölünmesi süreci. Bir toplumu oluşturan üyelerin, ailelerin ve toplulukların işleri aralarında bölüşmeleri; toplumsal yerlerine ve biyolojik yapılarına göre belirli işleri yapmaları. Ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Busy hour : Meşgul saat. İşlek saat. Günün birisinin meşgul olduğu saatleri. Bir kimsenin çalışmak zorunda olduğu zaman.
Shifts : Kaçamak. Vardiya. Değişme. Değiştirme. Çözüm. Yer değiştirme. Çalışma grubu. Kombinezon. Çare.
Overtime hours : Fazla mesai saatleri.
Over time : Zamanla.
Busy hours : Bir kimsenin çalışmak zorunda olduğu zaman. İşlek saat. Günün birisinin meşgul olduğu saatleri. Meşgul saat.
Overworks : Fazla çalıştırma. Kapasitesinden fazla çalıştırmak. Çok çalıştırmak. Çok iş. Fazla çalıştırmak. Fazla çalışmak. Forse çalışma. Aşırı heyecanlı.
Overworking : Fazla uzun çalışma saatleri. Çok çalıştırmak. Fazla çalışmak. Sürmenaj.
Overtime synonyms : overtime pay, contingency allowance, work time, overwork, overtime work.
Overtime zıt anlamlı kelimeler, Overtime kelime anlamı
Time off : Çalışılmayan saatler. Mesai dışı saatler.
Overtime antonyms : regulation time.
Overtime ingilizce tanımı, definition of Overtime
Overtime kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Time beyond, or in excess of, a limit. Esp., extra working time.

Bu kısımda Overtime kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Overtime ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Overtime anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Overtime ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.