Oxidant türkçesi Oxidant nedir
- Oksidant.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Bir oksidasyon-redüksiyon reaksiyonundaki elektronların alıcısı.
- Oksijenli madde.
- Okside edici.
- Oksitleyici madde.
- Yükseltgen.
- Oksitleyici.
- Oksitleyici ajan.
- Oksidan.
Oxidant ingilizcede ne demek, Oxidant nerede nasıl kullanılır?
Oxidants : Oksidanlar. Oksidan.
Antioxidant : Oksitlenmesavar. Oksit giderici. Oksidasyonu engelleyen madde. Oksidasyonu azaltan veya önleyen maddeler. Oksidasyonu önleyici. Antioksijen. Canlı vücuduna dışarıdan alınan veya biyolojik olaylar sonucunda oluşan serbest radikalleri yok eden veya oluşmasını önleyen, yükseltgenmeyi engelleyici. yüksek düzeyde yağ içeren yemlerin acılaşmasını önlemek için yemlere katılan maddeler. Antioksidan. Pas önleyici.
Antioxidants : Oksidasyonu engelleyen madde. Antioksidan. Antioksidanlar.
Oxidability : Oksitleşebilme.
Oxidable : Oksitlenebilen.
Oxidase with cupper : Bakırlı oksidazlar. Prostetik grubu olarak batar (cu2+) kapsayan oksidazlar.
Oxidase : Oksitleyici madde gibi etki yapan enzimler grubunun herhangi biri. Moleküler oksijenin oksijeni alıcı olarak kullanan oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarını katalizleyen herhangi bir enzim. Oksidaz. Oksitleyici maya.
Oxidation of fats : Yağların acılaşması. Özellikle doymamış yağ asitlerinin çevre sıcaklığı ve ışık yoğunluğunun etkisiyle okside olması ve hidroperoksitlerin oluşması, daha sonra aldehit ve ketonlara parçalanması olayı.
Oxidation fermentation test : Mikroorganizmaların, karbonhidratları özellikle de glikozu ayrıştırmada oksidatif veya fermentatif metabolik yolu kullanma durumlarını saptamak amacıyla yapılan bir test. Oksidasyon-fermantasyon testi.
Oxidating : Paslanmak. Oksitlemek. Oksitleşme.
İngilizce Oxidant Türkçe anlamı, Oxidant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Oxidant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Oxidizing agent : Yükseltgen madde. Okside edici ajan. Bir oksidasyon-redüksiyon reaksiyonundaki elektron alıcısı. Kendi kolayca indirgenirken karşısındaki kimyasal özdeği yükseltgeyebilen özdek. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.
Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.
Peroxide : Peroksid. Oksijenlemek (saçı). Oksijenli su. Peroksit.
Oxidants : Oksidanlar.
Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Karın. Abdomen. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım.
Oxidising : Oksidasyon. Oksitleme. Paslandırıcı. Yükseltgeyici.
Oxidative substrate : Bol miktarda jermisit etkili elementer oksijen salıveren bileşik.
Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.
A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
Oxidant synonyms : a band, a crochordon, a dna, chemical agent, a clay, oxidiser, abattoir, oxidizing, abdominal palpation, hydrogen peroxide, abamectin, abdominal pain, abdominal distention, oxidizers, a c syndrom, oxidizer, abaxial.

Bu kısımda Oxidant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Oxidant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Oxidant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Oxidant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.