Pacts türkçesi Pacts nedir
Pacts ile ilgili cümleler
English: Ali doesn't understand the environmental impacts associated with a Western lifestyle.
Turkish: Ali Batılı yaşam tarzı ile ilgili çevresel etkileri anlamıyor.
Pacts ingilizcede ne demek, Pacts nerede nasıl kullanılır?
Compacts : Yoğunlaştırmak. Sözleşme. Sıkılaştırmak. Pudriyer. Sıkıştırmak. Pudra kutusu. Pudralık. Pekiştirmek. Sözleşmek. Anlaşma.
Impacts : Şok. Etki. Çarpışma. Darbe. Vuruş. Çarpma.
Subcompacts : Küçük araba.
Pact of non agression : Saldırmazlık antlaşması. Devletler arasında karşılıklı olarak birbirilerine saldırmamak için yapılan antlaşma. Saldırmazlık paktı.
Amazon pact : Amazon paktı.
Anti komintern pact : Anti-komintern pakt.
Andean pact : Andean antlaşması. Andean paktı. Andean grubu ülkeler arasında gümrük birliği oluşturmak amacıyla 1969 yılında yapılan, cartagena anlaşması olarak da anılan antlaşma.
Andin pact : Andin paktı.
Black sea economic cooperation pact : Türkiye, yunanistan, rusya federasyonu, ukrayna, moldova, arnavutluk, azerbaycan, bulgaristan, romanya, ermenistan ve gürcistanın katılımıyla, söz konusu ülkeler arasında iktisadi, ticari, bilimsel ve teknolojik işbirliğinin geliştirilmesi ve bölge ülkelerinin potansiyelinin eniyi biçimde değerlendirilmesi amacıyla 1992 yılında istanbulda imzalanan antlaşma. Karadeniz ekonomik işbirliği antlaşması.
Ankara pact : 12 eylül 1963 tarihinde ankara'da imzalanarak 1 aralık 1964te yürürlüğe giren ve türkiye ile avrupa ekonomik topluluğu (aet) arasında ortaklık ilişkilerini başlatan, ortaklığın temel ilkelerini, aşamalarını, kurumlarını belirleyerek "ortak üyelik" statüsünü kuran antlaşma. Ankara antlaşması.
İngilizce Pacts Türkçe anlamı, Pacts eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pacts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Peace treaty : Tarih, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ahidname. Barış antlaşması. Bir savaşa kesin olarak son veren, savaşan devletler arasında olağan ilişkileri yeniden kuran bağlayıcı anlaşma.
Environs : Civar. Yöre. Dolay. Etraf. Havali. Çevre.
Concordats : Konkordato. Kilise ile devlet arasındaki anlaşma. Konkordato sözleşmesi. Muahede. Antlaşma.
Axis : Gözekseni. Mihver. Uyuşma. Bir serpiştirme ya da çizge alanında değişik boyutları ya da değişkenleri simgeleyen doğrultu. Eksen. ikinci boyun omuru. Eksen. Bilgisayar, biyoloji, fizik, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir şeyin etrafında döndüğü merkez. Aks. Üzerinde bir yön belirlenmiş doğru. bir cismin parçalarının çevresinde, bakışımlı olarak düzenlediği sanal bir doğru. bir cismin, çevresinde döndüğü doğru.
Contract : Yanların ilintisiz isteklerini açığa vurarak anlaşmaları. kişilerin, yandaş olarak bir hakkı değiştirmek, ortaya çıkarmak ya da düşürmek amacıyla yasalar çerçevesinde iç güdülerine dayanarak imzaları altında yaptıkları karşılıklı ve yazılı bildirim. Kasmak. Anlaşma yapmak. Kontrat. Kontrat yapmak. Daralmak. Kasılmak. Sözleşme yapmak. Ölçüsünü küçültmek. (hastalığa) yakalanmak.
Accord : Mutabakat. Uygunluk. Uymak. Anlaşmak. Vermek. Bağdaşmak. Uzlaştırmak. Uyum. Uzlaşmak.
Contracting : Anlaşma imzalama. Daralma. Büzen. Akteden. Sözleşme yapan. Sözleşme imzalayan. Çekme. Akdeden. Yakalanmak (hastalığa, vs.).
Environment : Bir organizmanın veya bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu. Bir organizmanın ya da bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu. Vasat. Kişiyi etkileyen, özdeksel ve tinsel gelişmesini, biçimlenmesini ve yaşamını belirleyen, dirimbilimsel, iklimle ilgili ve toplumsal etkenlerin tümü. Etraf. Civar. Ortam. Ayırıcı toplumsal özellikleri bulunan ve bireyleri kuşatarak biçimlenmelerinde köklü bir üstlencesi bulunan ekinsel ya da yersel alan. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Muhit.
Treaty : İktisat, tarih, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Akit. İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta ittifak ve iktisadi ilişkiler gibi konularda yasal sonuçlar doğurmak üzere yapılan sözleşme. Antlaşma. Muahede. İki ya da daha çok devlet arasında yapılan bağlayıcı yazılı sözleşme. Mukavele. Andlaşma.
Deeding : Hareket. İş. Senetle devretmek. Amel. Edim. Fiil. Hüccet. Başarı. Belgit.
Pacts synonyms : articles, deed, agreements, axises, surroundings, arrangement, assent, pacification, concordat, contractual, covenants, axes, pact, commercial treaty, written agreement, covenant, compacts, agreement, astipulation, peace, amicable settlement, bargain, compact, alliances, convention, accordance, engagement, agreeing, alliance, accordancy, surround.

Bu kısımda Pacts kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pacts ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pacts anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pacts ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.