Pantalone nedir, Pantalone ne demek

Pantalone; Tiyatro, Gösteri alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Tiyatro'daki anlamı:

Commedia dell'Arte türünün bön, aldatılan baba ve koca tipi. Yaşlıdır. Venedikli bir zengindir. Mesleği, çoğu kez tüccarlıktır. Arasıra da soylu kişi olarak görülür. Kendinden genç kadınlara aşık olur, ama onlardan yüz bulamaz. Giysisi önceleri kırmızı, sonraları kara bir pelerin, yarım maskedir. Ak, sivri bir keçi sakalı vardır.

Teknik terim anlamı:

İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunun en önemli yaşlı komik tipi. Genellikle, Venedikli bir tecimendir; varlıklı, ama cimridir. Kavga gürültüden kaçan, en çok ilgi duyduğu konulardan biri yüksek düzeydeki siyasal konuşmalardır, oysa yeteneksiz, zavallı, aynı oranda acımasız ve budaladır. Maskesi uzun, gaga burunludur. Sivri bir sakalı vardır.

Pantalone anlamı, kısaca tanımı

Panta : Hırsızlık

Pantal : %4,2 Cu, %0,3-0,6 Mn ve %0,5-0,9 Mg içeren aşınmaya (korozyona) dirençli aluminyum alaşımı.

Pantalon : Esası pantolon olan yanlış kullanılan bir kelime. Genelde erkeklerin tercih ettiği giyecek.

Doğaçlama tiyatrosu : Bir betiğe dayanmadan, önceden saptanmış bir gelişim çizgisi üzerinde doğaçtan oynanan ve örgüsü önceden bilindiği için, oyuncuların bu örgüyü izleyip anlık buluşlarla geliştirdikleri oyunları içeren tiyatro.

 

Doğaçlama tiyatro : Önceden yazılmış metne dayanmayan, taslağı önceden kararlaştırılmış olan halk tiyatrosu, tuluat tiyatrosu.

Yeteneksiz : Yeteneği olmayan, kabiliyetsiz, istidatsız.

Keçi sakal : Sakalı yalnız çenede sivri ve seyrek olarak bulunan (kimse).

Gaga burun : Burnu uzun ve aşağıya doğru kıvrık olan kişi.

Kendinden : Kendi aklından, kendi kendine.

Doğaçlama : Doğaçlamak işi, emprovizasyon. Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun, tuluat. Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi, doğaçtan, doğmaca, irticalen, emprovize.

Tüccarlık : Tüccar olma durumu.

Sonraları : Sonraki zamanlarda.

Çoğu kez : Genellikle.

Acımasız : Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.

Varlıklı : Zengin.

Önceleri : Önceki zamanda, başlangıçta.

Zavallı : Acınacak kadar kötü durumda bulunan. Gücü bir şeye yetmeyen, âciz.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Gürültü : Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü, patırtı, şamata. Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık veya tartışma. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Titreşimli düzenli olmayan sesler. Boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Analit sinyalinin gözlenmesine bozucu etki yapan herhangi bir sinyal. [Bakınız: ses etkileri]. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler.

 

İtalyan : İtalya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Diğer dillerde Pantal anlamı nedir?

İngilizce'de Pantal ne demek ? : pantal