Partitur türkçesi Partitur nedir

Partitur ingilizcede ne demek, Partitur nerede nasıl kullanılır?

Bipartitus : Bipartitus. İki parçalı.

Partite : Parçalı. Bölünmüş.

Partition : Bölümlemek. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kısım. Ayırmak. Bölüntü. İnce duvar. Durak sistemli ahırlarda duraklar arasında bulunan, durakları birbirinden ayıran yapılar. Duvar ile bölmek. Taksim etme. Bölme.

Partition action : Paydaşlığın giderilmesi. Bir taşınmaz üzerinde paylı iyeliği olan iki ya da daha çok kişinin, söz konusu taşınmazı aralarında bölüştürmeleri ve bölüşmede anlaşma olmazsa, taşınmazın bir bütün olarak satılarak ele geçen paranın iyeler arasında bölüştürülmesi.

Partition chromatography : Ayrılım renkyazımı. Ayrılım renk yazımı.

Partition table : Bölüm tablosu. Bellek bölüm çizelgesi. Disk bölümleme tablosu. Bölüm çizelgesi.

Partitioned inverse matrix : Bölüntülü evrik dizey.

Partitioned matrix : Bölüntülenmiş matris. Bölüntülü dizey.

Partition of work : Yapıtın parçalara bölünmesi, parçalar biçiminde yayımı. Bölümlü yayım.

Partition wall : Bölme duvarı. Birbirine bitişik iki yapının birlikte yararlandıkları ve bitişik yanlarını oluşturan ortak duvar. Ara duvarı. Bölme duvar.

İngilizce Partitur Türkçe anlamı, Partitur eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Partitur ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suite : Maiyet. Suit oda. Birkaç odalı daire. Oda takımı. Suit. Devamı (roman). Daire. Takım. (otel vb) daire. (mobilya) takım.

Music : Bir filmde ya da televizyon yayınında kullanılan, özgün ya da derleme her çeşit müziği anlatır genel terim. Ahenk. İnsanoğlunun toplumsal, dinsel, büyüsel, duyusal, düşünsel, eşeysel gereksinmelerini karşılamak için kullandığı uyaklı uyaksız, ölçülü ölçüsüz, düzenli düzensiz ses, sözlü ses, doğal ya da yapay aygıtların seslerinden oluşan evrensel kültür düzeni, bk. müzikbilim, halk müziği, krş. halk koşuğu, halk oyunu. Hava. Musiki. Makam. Orkestra. Nota. Duygu, düşünce ve imgeleri, tek ya da çok sesli olarak türlü biçimlerde anlatma sanatı; bu biçimde düzenlenmiş eserlerin söylenmesi ya da çalınması. öğrencilere kendi sesleriyle şarkı söylemek, müzik dilini doğru olarak okuyup yazmak, herhangi bir çalgı çalmak, değerli müzik parçalarını dinlemekten zevk almak ve bu parçaları yorumlamak için gerekli bilgi, beceri ve beğeyi kazandırmak amacıyla okutulan ders.

Musics : Nota. Makam. Hava. Müzik. Nağme. Ahenk. Musiki. Orkestra.

Variation : Çeşitlilik. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. İstatistikte, bazı karakterler bakımından farklı olma, orta durumdan sapma. esas tür tipine göre belirli karakterlerde görülen ayrılıklar. mikroorganizmaların kültürel, morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve antijenik karakterlerinde bazı koşullar altında oluşan değişiklikler. Değişme miktarı. Değişme derecesi. Varyasyon. Fark. Bir özelliğe ilişkin değerin belirli koşullar altında azalıp çoğalması. Dönüşme. Bir niceliğin değerinin, artışı ya da azalışı.