Party türkçesi Party nedir

  • Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
  • (parti yaparak) kutlamak.
  • Davet.
  • Grup.
  • Ortak.
  • İştirakçi.
  • Şahıs.
  • Abone.
  • Eğlence.
  • Ekip.
  • Hissedar.
  • Parti.
  • Taraf.
  • Grup anlamına gelecek şekilde kullanılan sözcük.
  • Yöre.
  • Topluluk.
  • Alem.

Party ile ilgili cümleler

English: A farewell party was held in honor of Mr Smith.
Turkish: Bir veda partisi, Bay Smith'in şerefinde düzenlendi.

English: "Will you be at my party tomorrow night?" "I'll try to be there."
Turkish: "Yarın gece partime gelecek misin?" "Orada olmaya çalışacağım."

English: A farewell party was held for the executive who was retiring.
Turkish: Emekli olan bir yönetici için bir veda partisi düzenlendi.

English: A farewell party was held for Mr. Jones.
Turkish: Bay Jones için bir veda partisi yapıldı.

English: A farewell party was held for Mr. Smith.
Turkish: Bay Smith için bir veda partisi düzenlendi.

Party ingilizcede ne demek, Party nerede nasıl kullanılır?

Party animal : Parti manyağı. Partilere giden kimse. Parti delisi. Partilere gitmekten hoşlanan tip.

Party apparatus : Parti üyeleri ve destekçileri.

Party boss : Ortak işveren.

Party caucus : Parti toplantısı. Parti kongresi.

Party colored : Renk renk. Rengarenk.

Party game : Parti oyunu.

Party games : Parti oyunu.

Party coloured bat : Yarasalar (chiroptera) takımının fare kulaklı yarasagiller (vespertilionidae) familyasından, 12 cm kadar uzunlukta, 38 cm kadar kanat açıklığı olan, avrupa ve asya'da binalarda yaşayan bir tür. Avrupa yassı burunlu yarasası.

 

Party doctrine : Parti programı.

Party convention : Parti kongresi. Parti konvansiyonu.

İngilizce Party Türkçe anlamı, Party eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Party ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

American labor party : 1936'da işçi liderleri ve liberaller tarafından kurulan eski bir amerikan siyasi partisi. Amerikan işçi partisi.

Smoker : Sigara içen kimse. Pipo içen kimse. Tütün. Çilim çekenlere ayrılmış vagon. Sigara içen. Sigara tiryakisi. Körük. Arıcı körüğü. Çilim çeken kimse. Puro içen kimse.

District : İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. Havali. İlçe. Bucak. Kesim. Nahiye. Mahalle. Bölgelere ayırmak. Semt.

Shareowner : Hisse senedi sahibi.

Concerted : Birlikte yapılmış. Kararlaştırılmış. Birlikte planlanmış. Uyarlanmış. Çok güçlü. Toplu. Düzenlenmiş. Sıkı. İttifakla karar verilmiş.

Shindigs : Zencefilli gazoz katılmış bira. Danslı eğlence. Arbede.

Proximity : Coğrafi yakınlık. Hısımlık. Akrabalık. Yakın olma. Civar. Yakınlık. Karabet. Dolay.

Commonalties : Avam. Sıradan insanlar. Toplum. Ayaktakımı. Dernek üyesi. Vatandaşlar. Birlik. Sıradan halk.

Form of government : Hükümet biçimi.

Contributor : Makale gönderen kimse. Katkıda bulunan kimse. Katılımcı. Yardım yapan kimse. Emeği geçen. Yardımcı. Yazı yazan kimse (gazete veya dergi vb'ne). Bağışçı. Katkıcı.

Party synonyms : progressive party, democratic republican party, free soil party, nazi party, gironde, socialist labor party, american federalist party, whig party, militant tendency, guomindang, masquerade party, liberal democrat party, fete champetre, liberal party, national socialist german workers' party, social affair, conservative party, federal party, people's party, populist party, open house, bull moose party, liberty party, social democratic party, prohibition party, kuomintang, socialist party, green party, greenback party, states' rights democratic party, farmer labor party, dixiecrats, black panthers.

 

Party zıt anlamlı kelimeler, Party kelime anlamı

Unilateral : Unilateral. Tek yanlı. Bir taraflı. Tek yönlü. Bir tarafta oluşan, tek taraflı, sadece bir tarafı tutan. Tekyanlı. Tek taraflı. Tektaraflı.

Party ingilizce tanımı, definition of Party

Party kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an escutcheon party per pale. Partly. Parted or divided, as in the direction or form of one of the ordinaries. A part or portion.