Pasiyans nedir, Pasiyans ne demek

Pasiyans; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • İskambille açılan bir fal

Pasiyans hakkında bilgiler

Pasiyans, (Fransızca: patience), tek bir oyuncunun dağıtılmış olan kartları, belli bir sıra ya da düzene göre, yerleştirmesine ya da kullanmasına dayanan iskambil oyunu. En yaygın oynanan iskambil oyunlarından biridir.

Öteki iskambil oyunlarının hepsinin toplamından daha çok çeşidi vardır. Çoğunlukla bir ya da iki desteyle oynanır. Eldeki kağıtların belirli kurallara göre açılmasına ve önceden belirlenmiş bir kombinezon oluşturacak biçimde dizilmesine dayanır. Bu kombinezonlarda kağıtlar büyükten küçüğe doğru, genellikle papaz, kız, vale, onlu, dokuzlu, ... ikili, birli biçiminde sıralanır. Bazı oyunlarda ise birli (as) papazdan üstündür. Örneğin kağıtların yedi sütun oluşturacak biçimde dizildiği Klondike oyununda öbür kağıtlar ancak asın üstüne dizilebilir. Belki de en ünlü pasiyans olan Canfield'de birli papazın üstüne konur, onu ikili, üçlü ... izler.

Kağıtların papazla açıldığı ve yedi sütun olarak dizildiği bir pasiyans çeşidi Türkiye'de iskambil falı olarak bilinir. Falın açılması halinde, önceden tutulmuş bir niyetin yerine geleceğine inanılır.

Pasiyans anlamı, kısaca tanımı:

 

İskambil : Bir yüzünde sayılar veya resimler bulunan, çeşitli oyunlar oynamaya yarayan kart, oyun kâğıdı. Bu kartların 52 tanesinden oluşan deste. Bu kart destesiyle oynanan oyun.

Oyuncu : Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Oyunu seven. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci.

Düzen : Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Dolap, hile. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Alet edevat takımı. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.

Yerleştirme : Yerleştirmek işi. Yurtlandırma, iskân.

Kullanma : Kullanmak işi, istimal.

Oyun : Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Hile, düzen, desise, entrika. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Kumar.

 

Yaygın : Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan. Sınırı genişlemiş. Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan.

Öteki : Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Diğeri, öbürü.

Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sadece. Beraber. Tek. Ancak, yalnız. Bu sayı kadar olan. Bir kez. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).

Fal : Geleceği öğrenmek, şans ve kısmeti anlamak amacıyla oyun kâğıdı, kahve telvesi, el ayası vb.ne bakarak anlam çıkarma, bakı.