Pay out türkçesi Pay out nedir

  • Ödemek (parayı).
  • Öcünü almak.
  • Gevşetmek (ip veya zincir vb'ni).
  • Acısını çıkarmak.
  • Acısını çıkartmak.
  • Ödemek.
  • Harcamak.
  • Vermek.
  • Kaloma etmek.
  • Kalama etmek (zincir vb.).

Pay out ile ilgili cümleler

English: He is the last person to pay out of his own pocket.
Turkish: O, kendi cebinden ödeyecek son kişidir.

Pay out ingilizcede ne demek, Pay out nerede nasıl kullanılır?

Pay : Toslamak. Para ödemek. Ücret. Maaş. Maaş dağıtmak. Ödeme. Yarar sağlamak. Karşılığını vermek. Yararı olmak. Ücret ödemek.

Out : Bayılmak. Nakavt etmek. Kendini belli etmek. Dışarı. Çıkarmak. Çıkış. Dışarı çıkarmak. Meydana çıkmak. Ortaya çıkmak. Dışarıda.

Pay a bribe to : Rüşvet vermek.

Pay a call : Ziyaret etmek. Tuvalete gitmek.

Pay a compliment : İltifat etmek. Kompliman yapmak.

Pay a formal visit : Resmi ziyarette bulunmak. Resmi temasta bulunmak.

Pay a left handed compliment : Kaş yapayım derken göz çıkarmak.

İngilizce Pay out Türkçe anlamı, Pay out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pay out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assign : Bağlamak. Ayırmak. Hamletmek. Göreve seçmek. Tahsis etmek. Ferağ etmek. Görev vermek. Havale etmek. İş vermek.

Revenging : İntikam almak. İntikam. -in öcünü almak. İntikamını almak. Öç almak. Hesaplaşma. Öç. Hıncını almak.

 

Employs : Kullanmak. Çalıştırmak. Eleman çalıştırmak. Sağlamak. Görevlendirmek. Bir hizmet veya işte kullanmak. İşlendirmek. İş vermek. İstihdam etmek.

Antes : Önce. Bop (poker). Para vermek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Giriş. Para koymak. Para sürmek. Bop. Ön.

Requites : Öç almak. Karşılığını vermek. Mukabele etmek. Altında kalmamak. Ödüllendirmek. Mükafatlandırmak.

Allowing : Kabul etmek. Düşünmek. Koyvermek. İndirim yapmak. İzin verilen. İtiraf etmek. İzin vermek. Fikrinde olmak. İmkan vermek.

Avenged : İntikamı alınmış. İntikamını almak. Öcü alınmış.

Exerted : Uygulamak. Çaba gösterilmiş. Kullanmak. Güç kullanılmış. Gayret sarfedilmiş.

Get even : Hakkından gelmek. İntikamını almak. Yanına bırakmamak. Ödeşmek. İntikam almak. Hesaplaşmak.

Affording : Gücü yetmek. Göze almak. Satın almaya gücü yetmek. Karşılamak (parasal olarak). Çıkışmak. Maddi gücü yetmek. Bulabilmek. Zamanı olmak. Zaman ayırabilmek.

Pay out synonyms : blow, compensate oneself for, allow, accords, allows, antings, assigns, requiting, afforded, affords, get even with, revenges, cleared, disbursed, ascribe, requite, pay back, consume, reciprocate, ante up, attribute, atone for, accorded, pay off old scores, be revenged, pay off, be even with, get back at, clears, anteing, accord, revenge on, requited.