Paysınmak nedir, Paysınmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir işe önem vererek, istekle ve özenle başlamak.

Arkasından koşmak, kovalamak.

Av köpekleri bağırarak av peşinden koşmak : Benim köpek çok paysındı ama bir iş yapamadı.

Küçümsemek.

Bir kimseyi güçsüz görüp üstüne varmak, çatmak.

Çekinmek, utanmak, sıkılmak.

Haklı, haksız pay ummak, pay istemek, kendine mal etmek istemek.

Hiçe sayılmaya boyun eğmek.

Paysınmak kısaca anlamı, tanımı

Üstüne varmak : Saldırmak

Küçümsemek : Değer ve önem vermemek, küçük görmek.

Kovalamak : Kovmak. Yarışta, kaçmakta olan koşucu veya koşucuları yakalamaya çalışmak. Bir şeyin arkasına düşüp elde etmeye veya bir sonuca bağlamaya çalışmak, izlemek, takip etmek. Kaçanın arkasından koşmak, yakalamaya çalışmak.

Küçümseme : Küçümsemek işi.

Başlamak : Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek. Bir işe girişmek, harekete geçmek.

Çekinmek : Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak. Bir şey sürünmek.

Kovalama : Kovalamak işi.

Sıkılmak : Sıkma işi yapılmak. Sıkıntıya düşmek. Utanıp çekinmek. Can sıkıntısı duymak.

Çekinme : Çekinmek işi.

İstemek : İstek duymak, arzulamak. Görmek istediğini bildirmek. Evlenmek dileğinde bulunmak. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek. Gerek olmak.

 

Utanmak : Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, mahcup olmak. Çekinmek. Sıkılmak.

Sıkılma : Sıkılma işi. Utanma ve çekinme duygusu, hicap.

Başlama : Başlamak işi.

Sayılma : Sayılmak işi, ad, addedilme, addolunma.

Koşmak : Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.

Özenle : Titizlikle, değer ve önem vererek.

Utanma : Utanmak durumu, arlanma, teeddüp.

Üstüne : İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.

Haksız : Hak ve adalete uygun olmayan. Davası, iddiası, davranışı, düşüncesi doğru ve yerinde olmayan (kimse).

Varmak : Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, vasıl olmak. Bir şeyi iyice anlamak veya duymak. Kadın, evlenmek. Hoş olmayan bir sona ermek. Acımadan, çekinmeden yapmak. Belli bir duruma veya düzeye gelmek. Bir durumdan başka duruma geçmek.

Diğer dillerde Paylı satış anlamı nedir?

Osmanlıca Paylı satış : hisseli satış