Peacetime türkçesi Peacetime nedir
Peacetime ile ilgili cümleler
English: Soldiers began to come home and find peacetime jobs.
Turkish: Askerler eve gelmeye barış zamanı işlerini bulmaya başladılar.
Peacetime ingilizcede ne demek, Peacetime nerede nasıl kullanılır?
In peacetime : Barışta.
Peace building : Barış inşası.
Peace conference : Barış konferansı.
Peace corps : Barış gücü. Barış gönüllüleri.
Peace dance : Toplumu savaştan korumak amacıyla yapılan ve bunu barışsal eylemlerin benzetimsel uygulamalarıyla sağlamaya çalışan oyun türü. bk. oyun. krş. savaş oyunu, uğraş oyunu. Barış oyunu.
Peace treaty : Barış antlaşması. Tarih, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ahidname. Bir savaşa kesin olarak son veren, savaşan devletler arasında olağan ilişkileri yeniden kuran bağlayıcı anlaşma.
Peace time : Barış. Barış dönemi. Sulh.
Amasya peace treaty : Amasya müsalahası (ilk osmanlı-iran anlaşması).
Peace manifeste : Barış manifestosu.
Peace pipe : Barış ağızlığı. Bayram, tören ve konukluk sırasında başkanların içtiği, barışı ve dostluğu simgeleyen ; kuzey amerika yerlilerinin, ucunda lülesi bulunan süslü uzun ağızlığı. Barış çubuğu.
İngilizce Peacetime Türkçe anlamı, Peacetime eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Peacetime ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Reconciliation : Uygunluk sağlama. Bozulan ilişkinin düzeltilmesi. Uzlaşma. Barıştırma. Arabulma. Barışıklık. Uzlaştırma. Barışma.
Concord : Harmoni. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. Ahenk. Hızlı ve lüks uçak. Dostluk. İttifak. Uygunluk. Armoni. Anlaşma.
Peace : Barışma. Savaş içinde olmayan bir ülkenin durumu. savaştan sonra dev letler arasındaki ilişkilerin yeniden kurulması. Sulh. Sükun. Ağız tadı. Huzur. Rahat. Güvenlik.
Caspian : Michigan eyaletinde şehir.
Peace time : Sulh.
Period : Süre. Kendine özgü bir özellik taşıyan bir zaman parçası, periyot, dönem. Devre. Süreç. Periyot. Ders. Jeolojik zamanlarda bir çağın alt bölümü. örnek: jura devri, mezozoik çağın bir alt bölümüdür. periyot. Dönüm. Yinelenen olaylar arasında geçen düzenli zaman aralığı. Birbirini izleyen ve belli aralıklarla yinelenen aşamalardan her biri.
Peaces : Huzur. Ağız tadı. Asayiş. Sessizlik. Sükun. Erinç. Barışma. Sükunet. Sulh.
Grith : Güvenlik. Anlaşma.
Reconciliations : Barışıklık. Uzlaştırma. Bozulan ilişkinin düzeltilmesi. Barışma. Arabulma. Uzlaşma. Barıştırma. Uygunluk sağlama.
Concords : Hızlı ve lüks uçak. Anlaşma. Harmoni. İmtizaç. Ahenk. Uygunluk. İttifak. Bağdaşma. Birlik.
Peacetime synonyms : time period, period of time.

Bu kısımda Peacetime kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Peacetime ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Peacetime anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Peacetime ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.