Pektin nedir, Pektin ne demek
Pektin; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Bitki dokularında bulunan renksiz, metil grubundan madde.
- Göze zarının peltemsi kabuğu.
- Özellikle bitki hücrelerinin orta lamelinde bulunan büyük moleküllü karbonhidrat karışımı madde

Biyoloji'deki anlamı:
Bitkilerin primer hücre duvarlarının ortasında bulunan arabinoz, galâktoz ve ramnoz içeren, galâkturonik asit oranı yüksek, kompleks bir polisakkarit grubu.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Özellikle bitki hücrelerinin orta lamelinde bulunan büyük moleküllü, karbonhidrat karışımı maddeler.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Metoksil ve galakturonik asit içeren, elma posası veya turunçgil kabuklarından, soya ve bakla gibi baklagil tanelerinden elde edilen ve zehirlenmelerde bağlayıcı madde olarak ilaç üretiminde ise taşıt madde olarak kullanılan polisakkarit yapısında bir bileşik.
İngilizce'de Pektin ne demek? Pektin ingilizcesi nedir?:
pectin
Pektin hakkında bilgiler
Pektin (Yunanca: πηκτός pektós = camit, donmak) bitki hücre duvarlarından elde edilen bir heterosakkarittir.
Asidik koşullarda pektin jel formunu alır ve gıdalarda kıvamlaştırıcı olarak kullanılabilir. Bu özelliği ile reçel ve jel yapımında kullanılır.
Pektin bitkinin Golgi cisimciğinde üretilir ve bitki hücresinin hemiselüloz polisakkaritlerini çevreleyen bir matriks oluşturur. Meyve yapısının önemli bir parçasını oluşturan pektin, pektinaz isimli enzim ile pektinik asite ve sonuçta pektik asite dönüşür. Bu kimyasal yıkım sırasında meyve, hücre duvarları bozuldukça yumuşar.
Pektin anlamı, kısaca tanımı:
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Hücre : Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
Renksiz : Rengi olmayan. Davranış ve düşünce yönünden belli bir niteliği olmayan. Solgun görünen, soluk.
Metil : Doymuş hidrokarbon kökleri serisinin ilk basamağı.
Madde : Molekül. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Para, mal vb. ile ilgili şey. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Duyularla algılanabilen nesne.
Pelte : Denizanası. Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. Bu kıvamda olan madde. Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü.
Orta : Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Yeniçeri Ocağında tabur. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. İyi ile kötü arasındaki durum. Orantı. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne uzun ne kısa, midi. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat.
Lame : Böyle bir kumaş veya deriden yapılan. Dokusunda çoğunlukla gümüş ve altın renginde tel bulunan kumaş veya metal parlaklığı verilmiş deri.
Büyük : Önemli. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Üstün niteliği olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Büyük abdest. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Niceliği çok olan.
Camit : Cansız. Donmuş.
Göze : Su kaynağı. Hücre.
Pektinatus : Taraksı, tarak biçiminde olan.
Pektinaz : Pektini hidrolize eden enzim. Hayvan beslemede yem katkı maddesi olarak kullanılan, protein kaynaklarındaki pektinler üzerine etkili, ince bağırsak vizkozitesinde düşmeye neden olan bir enzim.
Pektineus kasının kesilmesi : Kalça displazisi bulunan köpeklerde fonksiyonel bozukluğu azaltmak için m. pectineus kasının orta kısmından veya tendinöz kısma yakın kasla birlikte tam veya kısmi olarak kesilmesi işlemi.
Diğer dillerde Pektin anlamı nedir?
İngilizce'de Pektin ne demek? : adj. pectic, pertaining to pectin (carbohydrate substance used in jams, medications, and other products)
n. pectin

Bu kısımda Pektin nedir? Pektin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pektin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pektin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.