Percepts türkçesi Percepts nedir

Percepts ingilizcede ne demek, Percepts nerede nasıl kullanılır?

Percept : İdrak. Anlayış. Algı.

Perceptibility : Duyulabilirlik. Algılanabilirlik. Algılanabilme. Sezilebilirlik.

Perceptible : Somut. Duyuş. Farkedilebilir. Sezilebilir. Anlaşılır. Farkedilebilen. Algılanabilir. Duyulur. Görülebilir. Duyulabilir.

Perceptibly : Gözle görülecek şekilde. Anlaşılır bir şekilde. Gözle görülür derecede. Somut olarak.

Perception : Belleğin katkıları ve bir duyusal izlenimle ortaya çıkan, karmaşık, nesnel bilinç içeriği. özellikle görsel algılar, dışımızdaki varlığın, şeylerin, nesnelerin biçim ve durumları konusundaki betimlemelerimizin yapısına girer. Tahsil (para). Sezme. Olay, nesne ve durumlar karşısında duyumlar aracılığıyla kazanılan ilk bilinçlilik. Basiret. Duyuş. Biyoloji, fizik, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Kavrama. Nesnel dünyanın başta görme örgeni olmak üzere insanın duyu örgenlerini etkilemesi ve böylece nesnelerin bilinçte yansıması. Algı.

Perceptual defects : Algı bozukluğu. Ayrıksı bir özellik olarak olgusal durumların aykırı ya da aldatıcı bir biçimde algılanması.

Perceptively : Algısal olarak. Zekice.

Perceptual : Kavrayışlı. Algısal. Anlamayla ilgili.

 

Perceptual experiment : Algısal deney.

Perception threshold : Algılama eşiği.

İngilizce Percepts Türkçe anlamı, Percepts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Percepts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sensations : Duygu. Hissetme. Heyecan verici şey. Heyecan. Merak. Duyum. His. Duyu. Algılama.

Absentee rate : Devamsızlık oranı.

Perceptions : İdrak yeteneği. Algılar. Basiret. Sezme. Algılama. Sezgi. Kavrama. Tahsil (para).

Cognisance : Mahkemenin davayı dinlemesi. Kavrama. Bilgi. İtiraf. Malumat. Karışmak. Kaza alanı. Farkında olma.

Cognition : Bilişsellik. Farkında olma. Kognisyon. Algılama. Vukuf. Bilme. Gerçeğin insan düşüncesinde, toplumsal gelişim yasalarıyla koşullanmış, uygulamayla ayrılmaz biçimde bağlantılı olarak yansıması ve yeniden kurulması süreci. Ittıla. Kavrama.

Apprehension : Kavrayış. Vehim. Kavrama. Tutuklama. Korku. Zan. Düşünce. Kaygı.

Intellection : Anlama.

Pattern : Gidişat. Desen. Göstermelik. Örnek. Modele göre yapmak. Eşantiyon. Numune. Bir ilke ya da baskın öğe çevresinde örgütlenmiş işlevsel bütünlük ya da ortak bir tanımı bulunan çerçeve, bk. biçe, örnekçe, örüntü. Şablon. Bilgisayar, fizik, iktisat alanlarında kullanılır.

Intelligence : Akıllılık. Beyin. Kafa. Öğrenme, araç geliştirme ve çevreye uyma olanağı sağlayan, bellek, istenç, yoğulum gibi bileşenlerden oluşan üst yeti. İstihbari (bilgi). Akıl. Zeka sahibi. İstihbarat.

Feelin : Farkındalık. Alıgı. Algılama. His. Duygu. Düşünce. Şefkat. Duyarlılık. Duygusal durum.

Percepts synonyms : per centum, perceptual experience, pct, internal representation, visual percept, mental representation, discernment, conception, cognizance, proportion, intellect, consciousness, attainment, ground, perception, sense, representation, cognation, percept, intellects, percipience, apprehensions, esthesis, comprehension, percentage, occupancy rate, sensing, apperception, grasp, form, unemployment rate, conceptions, horizon.

 

Percepts zıt anlamlı kelimeler, Percepts kelime anlamı

Figure : Beden yapısı. İnsan tasviri. Resim. Sayıları gösteren simgelerden her biri. Görünmek. Şekil. Resmetmek. Çizge. Biçim. Şekillendirmek.

Ground : Kırsal toprak. Hareket izni vermemek. (gemi) karaya oturmak. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Yere indirmek. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Yere sermek. Kurmak. Yer. Dayandırmak.