Perdeci nedir, Perdeci ne demek
- Perde satan ya da diken kimse.
- Sahne perdelerini açıp kapamakla görevli kimse.
- Osmanlılarda yüksek makamlı kimselerin kapılarında bekleyen ve girmeye izni olanları içeri alan görevli, perdedar

"Perdeci" ile ilgili cümle örnekleri
- "Perdeci, çapaklı gözlerini kirli yumruklarıyla ovuşturarak cevap verdi." - P. Safa
Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:
Tiyatroda perdeyi yönetmenin gerektirdiği biçimde açan ve kapayan görevli.
Tarih'teki anlamı:
Osmanlılarda yüksek orunlu kişilerin kapılarında bekleyen ve girmeye izni olanları içeri alan görevli.
İngilizce'de Perdeci ne demek? Perdeci ingilizcesi nedir?:
curtain man
Osmanlıca Perdeci ne demek? Perdeci Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
perdedar
Perdeci tanımı, anlamı:
Perde : Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Doğruyu görmeye engel olan şey. Katarakt. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Seste pes perde. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri.
Perdecilik : Perdecinin işi, perdedarlık.
Diken : Bazı bitkilerin dal, yaprak, meyve kabuğu vb. bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert, ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri. Bu çıkıntıları çok olan bitki.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Sahne : İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Tanık olunan, gözlenen olay. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. Görüntü.
Kapamak : Ortalıktan alıp saklamak. Su, elektrik gelişini kesmek. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. Karşılamak, denk gelmek. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. Tıkamak, içini doldurmak. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek. Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. Bir şeyin görünmesine engel olmak. Geçişi engellemek.
Görevli : Resmî görevi olan kimse, memur. Görevi olan, vazifeli.
Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.
Makam : Mevki, kat, yer. Klasik Türk müziğinde bir müzik parçası veya şarkının işleniş biçimi.
Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.
Diğer dillerde Perdeci anlamı nedir?
İngilizce'de Perdeci ne demek? : 1. maker or seller of curtains. 2. person who opens and closes the curtains of a stage.

Bu kısımda Perdeci nedir? Perdeci ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Perdeci tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Perdeci hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.