Perem perem nedir, Perem perem ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Parça parça.

Darmadağın, karmakarışık: Çocuklar bekçiyi görünce perem perem, oldular.

Parça parça, bölük bölük.

Teknik terim anlamı:

Darmadağın, param parça, perişan.

Perem perem anlamı, tanımı

Pere : Davarların sağıldığı yer, ağıl. Su bendi. Başörtüsü. Durum (insan, hayvan ve bitkiler için): Bu yıl ekinlerin peresi bozuk. Yara, bere. Yaprak: Bir pere kağıt. Tarladan geçen su yolu, ark. Evlek

Perem perem olmak : Darmadağın olmak : Babaları ölünce çocuklar perem perem oldular.

Karmakarışık : Dağınık, düzensiz, çok karışık. Huzursuz, kararsız, karmaşık.

Parça bölük : Kısım kısım, azar azar, oradan buradan.

Bölük bölük : Parçalara ayrılmış bir biçimde.

Parça parça : Parçalanmış bir durumda, lime lime. Azar azar, bölüm bölüm.

Karmakarış : Karmakarışık.

Darmadağın : Çok dağınık ve karışık, darmadağınık, tarumar.

Perişan : Dağınık, düzensiz, karmakarışık. Acınacak durumda olan, zavallı.

Karmak : Karıştırmak, birbirine katmak. Toz durumundaki bir şeyi sıvı ile karıştırarak çamur veya hamur durumuna getirmek.

Bölük : Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım. Hizip. Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik. On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı. Saç örgüsü.

 

Param : Formülü NCNHC(NH)NH2, mol kütlesi 84,1, e.n. 204 °C olan, siyanoguanidin. Siyanamidin 150 °C’de oluşan bir kondenzasyon ürünüdür ve suda çözünür.

Görün : Mezar, mezarlık.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Bekçi : Bir şeyi veya bir yeri bekleyip korumakla görevli kimse.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Karma : Karmak işi. Ayrı türden olan ögelerin karıştırılmasıyla oluşmuş, muhtelit.

Çocu : Çocuğu.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Diğer dillerde Perdrau boyama yöntemi anlamı nedir?

İngilizce'de Perdrau boyama yöntemi ne demek ? : perdrau staining method