Permut türkçesi Permut nedir

  • Permütasyon.

Permut ingilizcede ne demek, Permut nerede nasıl kullanılır?

Permutability : Değiştirilebilirlik.

Permutable : Değiştirilebilir.

Permutableness : Değiştirilebilirlik.

Permutate : Sırasını değiştirmek.

Permutation : Devşirim. Yer değiştirme. Değiş tokuşlama. Görevyeri değişimi. Birkaç nesnenin yerlerini ya da adlarını aralarında değiştirme. Değişim. Değim. Permütasyon. Değiştirim. Bir öbek nesnenin ya da bir dizi niceliğin oluşturdukları düzenlenimdeki öğelerinin birbirlerinin yerlerini alarak yeni düzenlenimler oluşturması, örneğin 1, 2, 3, sayılarının altı değiştirisi vardır.

Permutations : Yer değiştirme. Olasılık kuramında birden çok biçimde gerçekleşebilen bir olay için aynı biçimin birden çok yinelenmemesi durumunda belirebilecek tüm olanaklı düzenlerin sayım kuralı. Permutasyon. Değiş tokuş. Olanaklı düzenler kuralı. Değişim.

Permutite : Suyun içindeki kireci ayıran filtre. Permutit. Permütit. Suyun içindeki kireci ayıran süzgeç. Su kireci filtresi.

Permuting : Devşirmek. Karmak. Değiş tokuş etmek. Sırasını değiştirmek. Değiştirmek.

Cyclic permutation : Çevrimsel devşirim. Devirli permütasyon.

Permutational : Değişimsel.

İngilizce Permut Türkçe anlamı, Permut eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Permut ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Legitimise : Babası olduğunu onaylamak. Tanımak. Haklı çıkarmak. Onaylamak. Meşrutiyet vermek. Yasal haline getirmek. Yasallaştırmak (ayrıca legitimize). Yasal hale getirmek. Meşruluk kazandırmak. Yetki vermek.

Accept : Üstlenmek. Katlanmak. Onaylamak. Eyvallah demek. Kabullenmek. Anlamak. Normal karşılamak. Evet demek. Hazmetmek. Almak.

Put up : Bahis oynamak. Misafir etmek. Vermek. Yiyeceği korumak. Artırmak (fiyat). Gecelemek. Misafir olmak. İstif etmek. Bildirmek. Konaklamak.

Let : Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Kiraya verilmek. Dirmek. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. İhale etmek. Vermek. Müsaade etmek. Dürmek. İzin vermek. Ses çıkarmamak.

Let in : Kapıyı açıp içeriye almak. İçeri girmesine izin vermek. İçeri sokmak. Sırdaş etmek. Bırakmak. İçeri almak. İçeri bırakmak. Sokmak. Gömmek. Almak.

Endure : Tahammül etmek. Devam etmek. Durmak. Dişini sıkmak. Acıya dayanmak. Katlanmak. Çekmek. Uzun süre dayanmak. Uzun süre etkisini ve gücünü korumak. Sabretmek.

Go for : Peşinden koşmak. Elde etmeye çalışmak. Sataşmak. Dil uzatmak. Çabalamak. İçin geçerli olmak. Gezmeye çıkmak. Sevmek. Geçerli olmak. Hoşlanmak.

Favor : Kabul etmek. Desteklemek. Lütuf. Tutmak. Uygun görmek. Lütfetmek. Kayırmak. Benzemek. Yüreklendirmek. Dikkat göstermek.

Stomach : Dayanmak. Karın. Kursak. İstek. Hazmetmek. Sindirmek. Katlanmak. Heves. Sineye çekmek.

Tolerate : Göz yummak. Acıya dayanmak. Katlanmak. Tahammül etmek (organizma vb). Hoşgörmek. Hoş görmek. İdare etmek. Müsamaha etmek. Boşluk bırakmak. Tolere etmek.

 

Permut synonyms : allow in, legitimize, authorise, digest, stick out, brook, permutation, furlough, legitimatise, admit, authorize, legitimatize, support, allow, privilege, legalize, clear, consent, trust, abide, favour, pass, intromit, legalise, decriminalise, stand, countenance, suffer, include, bear, decriminalize, legitimate, give.

Permut zıt anlamlı kelimeler, Permut kelime anlamı

Refuse : Direnmek. Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller. Ayak diremek. Geri çevirmek. Atık. Reddetmek. Refüze etmek. İzin vermemek. Süprüntü. Kaçınmak.

Criminalise : Suçlu yaratmak. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Yasadışı olarak duyurmak. Suçlu muamelesi yapmak. İllegal ilan etmek. Mücrimleştirmek. Yasaklamak. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Suçlu ilan etmek. Yasadışı yapmak.

Forbid : Yasaklamak. Menetmek. Yasak etmek. Haram etmek. Olanak vermemek. Memnu kılmak. Engel olmak. Men etmek.

Permut antonyms : outlaw, disallow, criminalize, reject, prevent.