Personalities türkçesi Personalities nedir

Personalities ile ilgili cümleler

English: Although they were twins, they were of opposite personalities.
Turkish: İkiz olmalarına karşın onların karşıt kişilikleri vardı.

English: Despite their truth, sayings like "carpe diem", "live for yourself" and "know your worth" have degenerated into cliches for justifying rudeness, oddness, and apathy, at the hands of TV personalities and columnists. That is what is called "educated ignorance".
Turkish: "Geçmişi ve geleceği bırak, gününü yaşa", "nasıl hissediyorsan öyle davran", "başkaları için değil kendin için yaşa", "sen de herkes kadar değerlisin, düşüncelerin ve duyguların da onlar kadar değerlidir" gibi aslında hiç de yanlış olmayan felsefi yargılar, köşe yazarlarının ve sunucuların elinde ve dilinde, toplumsal geleneklere, göreneklere, kültüre ve dile aykırı bireysel davranışların, nezaketsizliklerin, terbiyesizliklerin ve kültürsüzlüklerin yani "öğrenilmiş cehaletin" gerekçeleri olmaktadır.

English: I always liked strange personalities.
Turkish: Tuhaf şahsiyetleri hep sevdim.

English: I don't like women without personalities.
Turkish: Kişiliksiz kadınlardan hoşlanmıyorum.

 

English: People have different personalities.
Turkish: İnsanların farklı kişilikleri var.

Personalities ingilizcede ne demek, Personalities nerede nasıl kullanılır?

Personality : Kişilik. Nefis. Bireyin toplumsal yaşamı içinde edindiği alışkanlıklarının ve davranışlarının tümü. Karakter. Bireyleri değişik kaynaklardan gelen, ayrıtsal yanlarıyla örnekçeler içinde kümeleyen kişisel özelliklerin bileşimi. Şahsiyet. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Benlik. Bireyin, toplumsal çevresi içinde karşılaştığı ve edindiği izlenimlerle oluşturduğu davranış özelliği. bireyin ruhsal ve toplumsal tepkilerinin tümüne verilen ad. bir kimsenin kendine göre belirgin bir özelliği olması durumu. Sosyal kişilik.

Personality control : Kişilik denetimi.

Personality disorder : Kişilik bozukluğu.

Personality disturbance : Kişideki özelliklerde, gereksinmelerde ya da alışkanlıklarda uyumsuzluğa yol açan ruh durumu. Kişilik bozukluğu.

Personality inventory : Kişilik sayacı. Kişilik envanteri. Kişilik özelliklerini ölçmek üzere geliştirilen ye çok sayıda ölçeklenmiş sınardan oluşan ölçer.

Cyclothymic personality : Siklotimik kişilik.

Artificial personality : Tüzel kişi olma durumu. Tüzel kişilik.

Dual personality : Çift kişilik. Bölünmüş kişilik. Kişiliğin iki veya daha fazla parçaya bölündüğü psikolojik rahatsızlık. Ayrık kişilik. Çifte kişilik. Bölünmüş benlik.

Personality trait : Kişisel özellik. Kişilik özelliği.

Introverted personality : İntrovert kişilik.

İngilizce Personalities Türkçe anlamı, Personalities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Personalities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Egos : Kendine güven. Ego. Ben kavramı. Düşünen ve iradesini kullanan insan. Ben.

Personality : Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bireyin, toplumsal çevresi içinde karşılaştığı ve edindiği izlenimlerle oluşturduğu davranış özelliği. bireyin ruhsal ve toplumsal tepkilerinin tümüne verilen ad. bir kimsenin kendine göre belirgin bir özelliği olması durumu. Önemli kişi. Sosyal kişilik. Ferdiyet. Nefis.

Separateness : Özgünlük. Ayrılma özelliği. Tek başına oluş. Bağlantısız olma özelliği. Çeşitlilik. Ayrılık. Ayrılmış olma özelliği. Açıklık.

It : Cazibe. O. Ona. İtalyan. Ebe (oyunda). İlişki. Ebe (oyunlarda). Cinsel ilişki. Onu.

Constitutions : Anayasalar. Yapı. Huy. Tüzük. Kurma. Anayasa. Yaradılış. Bünye. Meydana getirme.

Selfing : Zat. Kişi. Ben kavramı. Kendi. Özbenlik. Öz. Özellik. Şahsi çıkar.

Complexion : Ten rengi. Beniz. Gidişat. Sima. Yüzün rengi. Doğa. Yön. Tutum. Genel görünüm.

Fibres : Lifler. Besleme malzemesi. Elyaf. Tel. Lifin çoğulu. Fiber. Yapı. Lif malzemesi. İplik.

Somebodies : Kimisi. Önemli kimse. Bazısı. Birisi. Biri. Kimse.

Makeups : Sayfa düzeni. Mizanpaj. Özyapı. Tertip. Yapılış. Makyaj. Yaradılış.

Personalities synonyms : individuality, bits per character, conceit, conceits, characters, individualities, personages, individualism, identities, character, selves, selfhood, egotism, person, conceiting, constitution, self, colours, figure, fibers, natures, personage, personhood, humanity, egotisms, selfhoods, charactered, characters per inch, ego, disposition, fiber, makeup, selfs.