Phase shift türkçesi Phase shift nedir

  • Herhangi bir evrenin dönüm içinde yer değiştirmesi.
  • Faz kayması.
  • Evre kayması.
  • Uzay alanında kullanılır.

Phase shift ingilizcede ne demek, Phase shift nerede nasıl kullanılır?

Phase : Aşama. Evrelendirmek. Evreler halinde sunmak. Dengedeki bir dizge içinde, başka bölümlerden fiziksel ayrılıklar gösteren ve kesin yüzeylerle sınırlanmış tektürel yapılı bölge. 2-göziem süresinde bir elektriksel dalganın sıfırdan en büyük değere dek aldığı bağıl değer. Bir oluşum ya da süreç içinde birbirini izleyen değişik görünüşlü durumlardan her biri. Pille. Tekrarlı olaylarda bir dönüm içindeki her bir nokta, konum ya da durum. örnek: ay'ın evreleri (ilkdördün, dolunay vb). bir değişen yıldızın minimum evresi. Aynı yinelenimdeki dönemsel iki devinimin birbirine göre durumunu saptayan özellik. (iki devinim, aynı anda, dönemsel devinimin aynı noktasında bulunuyorlarsa aynı evrededirler (evrede). ses dalgalarının, elektrik salınımlarının evresinden de söz edilebilir). Faz. Değişik fazlar uygulamak.

Shift : Çare. Yer değiştirme. Kaçamak. Kombinezon. Bir bilgi birimindeki öğeleri (ikilleri, sayamakları, damgaları) sola ya da sağa doğru taşıma, bk. aritmetiksel kaydırma, mantıksal kaydırma. Devirmek (içki). Geçirmek (bir yerden başka bir yere). Değişme. Tıkınmak. Rotasyon.

 

Phase shift keying : Faz kaymalı anahtarlama. Faz kaydırmalı anahtarlama. Evre kaydırmalı kiplenim. Faz kaydırmalı kiplenim.

Digital phase shifter : Sayısal faz kaydırıcı.

Phase 1 reaction : İlaçların ve diğer ksenobiyotiklerin vücutta maruz kaldıkları enzimatik olaylardan; oksidasyon, indirgenme, kopma reaksiyonlarını kapsayan dönem. Birinci evre reaksiyonu.

Phase alternation line : Faz değişimli satır.

İngilizce Phase shift Türkçe anlamı, Phase shift eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phase shift ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute orbit : İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge. Salt yörünge.

Adhara : Adhara (cma). Büyükköpek'in e yıldızı.

Albedo : Albedo. Aklık derecesi. Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Aklık derecesi (astronomi terimi). Aklık (astronomi terimi). Beyazlık derecesi. Aklık dercesi. Aklık. Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı.

Absolute brightness : Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı. Salt parlaklık.

Altair : Kartal'ın a yıldızı. Uçucu (a aql). Aquila (kartal) takımyıldızı'nın en parlak yıldızı. Eltair.

Acceleration due to gravity : Yerçekiminin etkileri nedeniyle yolun artışı. Serbest düşen bir cismin kazandığı ivme. Yerçekimi ivmesi.

Accidental error : Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. Rastlantısal hata. Rasgele hata. Rasgele yanılgı. İstemeyerek yapılan hata. Arızi hata. Tesadüfi hata.

 

Absorptive power : Boya alış gücü. Emebilme gücü veya kapasitesi. Emici güç. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Emme veya soğurma eğilimi. Soğurma gücü.

Absolute value : Mutlak değer. Salt değer. Saltık değer. Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer.

Absorption line : Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler. Soğurma çizgileri.

Phase shift synonyms : achondrite, accuracy, aerolite, almak, airglow, absolute parallax.