Pice türkçesi Pice nedir

  • 1 cent'in altında bir değere sahip olan bakırdan doğu hint adaları madeni para.

Pice ile ilgili cümleler

English: I love Korean food because of the hot spices.
Turkish: Sıcak baharatlarından dolayı Kore yemeklerinin seviyorum.

English: How was the spice pudding?
Turkish: Baharatlı puding nasıldı?

English: Please tell us where there is a spice shop.
Turkish: Lütfen bize bakkalın nerede olduğunu söyleyin.

English: How's the spice pudding?
Turkish: Baharatlı puding nasıl?

English: Hunger is the best spice.
Turkish: Açlık en iyi baharattır.

Pice ingilizcede ne demek, Pice nerede nasıl kullanılır?

Picea : Ladin.

Picene : Pisen. Pişen.

Add spice to : Tuzu biberi olmak.

Allspice : Yenibahar. Yenibahar otu. Baş biber.

Allspices : Baş biber. Yenibahar otu. Yenibahar.

Apicectomy : Diş kökünün çıkarılması. Apisektomi.

Epicedium : Mersiye. Ağıt.

Auspices : Bir araştırmanın gerçekleşmesine ön ayak olan ve sorumluluğunu üstlenen kişi ya da kurum. Gözetim. Destek. Koruma. Üstlenici. Himaye. İyilik. Yardım. Nezaret.

Auspice : Fal. Kuş falı. Kehanet.

Coppices : Çalılık. Koru. Ağaçlık.

İngilizce Pice Türkçe anlamı, Pice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Pleasant : Güzel. Sıcak. Samimi. Şirin. Keyifli. Zevkli. Gökçe. Sevimli. Latif. Tatlı.

Marginal cost : Marjinal maliyet. Nihai maliyet. Üretilen son birimin getirdiği maliyet. Son birim maliyeti. Sınırsal maliyet. Üretimde ortaya çıkan bir birimlik değişmenin toplam maliyette yol açtığı değişim, diğer bir deyişle herhangi bir üretim düzeyinde toplam maliyetteki değişmenin üretimdeki değişime oranı.

Cost : Cıf. Ücret. Maliyet hesaplamak. Sigorta pirimi, navlun ve yükleme giderleri ile oluşabilecek her türlü riskin satıcı tarafından üstlenildiği uluslararası c grubu teslim biçimlerinden biri ve buna dayalı fiyatı. krş. cfr. Eder. Fiyat. Neden olmak. Maliyet. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mal olmak.

Monetary value : Parasal değer. Para değeri. Para kıymeti. Nakdi kıymet.

Good : Çok. Sağlığa yararlı. Yararlı. Hayırlı. Emin. Sağlamlaştırmak. Çıkar. Menfaat. Yarar. İyilik.

Average cost : Bir ürünün veya imalat faktörünün ortalama maliyeti. Toplam maliyetin toplam üretim miktarına bölünmesiyle hesaplanan, bir birim mal üretmek için katlanılan maliyet. Ortalama maliyet.

Niceness : İncelik. Kibarlık. Güzellik. Titizlik. Dakiklik. Sevimlilik. Hoşluk.

Value : Önem vermek. Kıymet. Değerini bilmek. Ç.değer yargısı. Mallar arasındaki değişim oranı. bir özdeğin para ile nitelendirilen değeri. ekonomik değer. bir mal değişiminde, karşılık olarak alınan başka bir mal niceliği. Değişim değeri. Kıymetini bilmek. Keşide etmek. İtibar. Kıymet takdir etmek.

Inexpensiveness : Düşük fiyatlı olma durumu. Ucuzluk. Ucuz olma durumu. Fazla pahaya patlamama durumu. Pahalı olmama durumu.

 

Assessment : Fikir. Vergilendirme. Düşünce. Taşınmaz mal vergilerinde bir ölçü olarak kullanılmak üzere, kentlerde ve kırsal alanlarda, bireylerin ve tüzel kişilerin ellerinde bulunan topraklann değerlerinin devletçe belirli aralıklarla saptanması. bk. yazım. Değer takdiri. Vergi. Tayin etme (para miktarını). Tarh. Değeryazım.

Pice synonyms : incremental cost, differential cost, expensiveness.

Pice zıt anlamlı kelimeler, Pice kelime anlamı

Expensiveness : Pahalılık.

Inexpensiveness : Düşük fiyatlı olma durumu. Ucuz olma durumu. Ucuzluk. Fazla pahaya patlamama durumu. Pahalı olmama durumu.

Nasty : Terbiyesiz. Kötü. Bitkilerde uyan yönüne bağlı olmayan hareketler. Ahlaksız. İğrenç. Pis. Berbat. Çirkin. Açık saçık.

Pice antonyms : unpleasant, nastiness.

Pice ingilizce tanımı, definition of Pice

Pice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small copper coin of the East Indies, worth less than a cent.