Pilidium türkçesi Pilidium nedir

  • Pilidyum.
  • Nemertinlerde başlık şeklindeki karakteristik larva.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Pilidium ingilizcede ne demek, Pilidium nerede nasıl kullanılır?

Tropilidene : Tropiliden.

Pili tactiles : Spatium mandibulae’de bulunan duyu kılları. Memeli hayvanlarda tek veya gruplar halinde bulunan, uzunca ve örtü kıllarından daha sert olan, dokunma organı olarak çalışan kıllar, pili taktiles. Duyu kılları. Pili taktiles mentales.

Apex pili : Kıl ucu, kılın sivri olan uç kısmı. Apeks pili.

Bulbus pili : Bulbus pili. Kılların kıl folikülüyle sarılı soğan veya ampül biçimindeki en derin kısmı. dermiste yer alan bu oluşumda bağ dokunun alttan içeri girmesiyle papilla pili biçimlenir.

Folliculus pili : Follikulus pili. İç vagina, dış kök kılıfını oluşturan dış vagina ve dermal vaginadan oluşan ve kılları dermiste saran, derinin torba biçimindeki çöküntüsü, kıl keseciği, follikulus pili, dış kök kılıfı. kıl folikülünün iç vaginasında sırasıyla vagina kütikülası, huxley ve henle katmanları bulunur. Kıl folikülü.

Compiling program : Derleme programı.

Compiling : Derleyen. Sıralamak. Telfik. Redaksiyon. Toplamak. Derleme. Derleyici. Derlemek. Derleniyor. Telif etmek.

Piling : Kazık çakma. Kümeleme. Temel kazıkları. Kümelenen. İstif. Yığın yapma. Kazık. Döküm. Temel direği.

 

Bacillus piliformis infection : Tyzzer hastalığı. Bacillus piliformis enfeksiyonu.

Epilimnion : Epilimniyon. Rüzgar tarafından devir daim yaptırılan ve genellikle aynı sıcaklıkta olan bir göl veya kaynaktaki suyun üst katmanının (suyun yüzeyinin) ısınması. Isı tabakalaşması gösteren göllerde, ışığın nüfuz edebildiği suyun oksijence zengin olduğu en üstte yer alan tabaka, epilimnion. Epilimnion.

İngilizce Pilidium Türkçe anlamı, Pilidium eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pilidium ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Covering : Tabaka. Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi. Kaplama. Kapama. Sığınak. Batma. Kat. Mahfaza. Perde. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

 

Guava : Tropikal bir meyve. Guava.

Acacia : Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Salkım ağacı. Mimoza. Arap zamkı.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Cover : Kapsamak. Bastırmak. Maskelemek. Karşılık. Korumak. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Sakınmalık. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kapamak. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Pilidium synonyms : family myrtaceae, magnoliopsid genus, natural covering, strawberry guava, psidium guajava, genus psidium, yellow cattley guava, dicot genus, guava bush, myrtaceae, myrtle family, psidium littorale, true guava, aardvark, abramis zone, a protein, abo blood groups system, abambulacral area, abiotic factor, aardvarks, a chromosome, abacus bodies.

Pilidium ingilizce tanımı, definition of Pilidium

Pilidium kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The free-swimming, hat-shaped larva of certain nemertean worms. It has no resemblance to its parent, and the young worm develops in its interior.