Piren nedir, Piren ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: püren].

Hanımeline benzeyen beyaz çiçekleri güzel kokulu, kökünden kömür yapılan küçük bir ağaç.

Yakacak olarak kullanılan kuru çalı çırpı.

Su kaynağı.

Süpürgeotu.

Süpürge yapılan ot.

Küçük, eflatun çiçek açan bir çeşit funda.

Piren ile ilgili Cümleler

  • Pirenses olay makyaj yapmakla bitmez, sarma yapıyor musun sen bana ondan bahset.
  • Pireneleri geçerek Fransa'dan İspanya'ya gittik.

Piren tanımı, anlamı

Pire : Pireler takımından, insanın ve bazı hayvanların kanını emerek yaşayan, iyi sıçradığı için kolay yakalanamayan, küçük, asalak böcek (Pulex)

Piren süpürgesi : Piren otundan yapılan süpürge.

Pirene dağ köpeği : Büyük Pirene köpeği.

Pirenlik : Süpürge çalısı yetişen yer.

Pirenoyit : Alg hücresi kloroplâstlarında protein içeren granüllü materyalin yoğun olarak paketlendiği bölgeler.

Pirenyavşağı : Kaynatılarak suyu içilen, güç verdiğine inanılan bir çeşit eğreltiotu.

Pirenzepin : Muskarin almaçlarınden M1 almaçlarını seçici bir biçimde engelleyerek etkisini oluşturan ve mide asit salgısını önemli ölçüde azaltıcı etkiye sahip parasempatolitik bir ilaç.

Çalı çırpı : Kolayca ateş yakmaya yarayan ince ve kuru ağaç dalı, kuru ot vb. şeyler.

Hanımeli : Hanımeligillerden, tırmanıcı, korularda, çalılıklarda yetişen bir bitki (Lonicera caprifolium). Bu bitkinin güzel kokulu çiçeği.

 

Eflatun : Açık mor renk. Bu renkte olan.

Süpürge : Süpürme işinde kullanılan araç. Elektrikli süpürge.

Yakacak : Odun, kömür gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde, mahrukat.

Kokulu : Kokusu olan.

Yakaca : Alışmak, sevgiyle bağlanmak. Kütahya kenti, Köprüören nahiyesine bağlı bir bölge.

Kömür : Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. Siyah renkli.

Püren : Süpürge otu.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Çiçek : Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.

Hanım : Kız ve kadınlara verilen unvan, bayan. Kadın, eş. Toplumsal durumu, varlığı iyi olan, hizmetinde bulunulan kadın. Kadınlığın bütün iyi niteliklerini taşıyan.

Diğer dillerde Pirelinamin anlamı nedir?

İngilizce'de Pirelinamin ne demek ? : pyrelinamine