Plancton türkçesi Plancton nedir

  • Plankton.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Oldukça küçük, çoğunlukla mikroskobik olan, hareket yetenekleri çok az veya hiç olmayan, suyun dalga, akıntı vb. hareketleriyle hareket eden küçük canlıların genel adı.

Plancton ingilizcede ne demek, Plancton nerede nasıl kullanılır?

Planch : Kalas ile kaplamak. Kalas döşemek. Tahta döşemek. Altlık. Kalasla desteklemek. Tahta kaplamak. Tahta ile kaplamak.

Planchet : Madeni pul. Sikke levhası.

Planchette : Planşet. Ruh çağırma tahtası. Sikke levhası. İki ucuna kısa takozlar çakılmış tahta.

Planching : Tahta ile kaplamak. Tahta kaplamak. Kalas ile kaplamak. Kalasla desteklemek. Tahta döşemek. Kalas döşemek.

Fokker planck equation : Fokker-planck denklemi.

Splanchnology : İç organ bilimi (tıp veya medikal terimi). Splanknoloji. İçorgan bilimi. Bir hayvanın iç organlar sisteminin yapısı. Splanknolo.

Splanchnic : İçorgansal. İç organlara ait. Bağır. Splanknik. İç organlarla ilgili.

Mesoderma splanchnicum : Lateral mezodermden oluşan ve vitellus kesesinin üzerinde yer alan iç yaprak, mesoderma splanknikum. bu oluşumun endodermla birleşmesi sonucunda splanknoplöra biçimlenir. Splanknik mezoderm. Mesoderma splanknikum.

Splanchnologia : İç organlar bilimi. Şiplanknoloji.

Nervus splanchnicus major : Nervus şiplanknikus mayor. Altıncı, yedinci ve sekizinci göğüs gangliyonlarından ayrılan ilikli pregangliyoner liflerin birleşmesiyle oluşan, truncus sympathicus’tan ayrıldıktan sonra, ganglia coeliaca'da sonlanan sinir.

 

İngilizce Plancton Türkçe anlamı, Plancton eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plancton ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Erosion : Toprak aşınımı. Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri veya mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden yoksun oluşuyla belirgin durum. dişte mine tabakasının aşınması. Erozyon. Kemirme. Ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması. Aşınma. Aşındırma. Aşınım. Çoğunlukla kayaçların akarsu, yel, buzul ve dalga etkisiyle aşındırılması, kazılması ve kum, toz gibi birbirine yapışık olmayan dağınık maddelerin süpürülerek kaldırılması olayları. Yerkabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere, çeşitli dışetmenlerle yıpratılıp, yerinden koparılmaları ya da eritilmeleri.

 

Eroding : Aşındırma. Tüketmek. Yeme. Sarsmak. Aşınma. Aşındırmak. Kemirmek. Kemirme.

Aggregate : Kitlesel. Katı özdeklerin bir bölgede gelişigüzel kümelenmesi. Etmek (toplamı). Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Kümelemek. Toplu. Toplanmak. Toplaşmak. Bir araya toplamak. Tutmak.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Being : İnsan. Yaratık. Mahluk. Varoluş. Oluş. Yaşam. Yapı. Tanrı. Olma.

Plankter : Plankton içerisinde yer alan her bir birey. Plankter.

Plancton synonyms : eating away, copepod crustacean, wearing away, planktons, a crochordon, abdominal distention, a band, organism, abdominal fat necrosis, zooplankton, abdomen, abdominal ovariectomy, a c syndrom, phytoplankton, abattoir, congeries, conglomeration, wearing, a clay, copepod, abaxial, a dna, plankton.