Platelet nedir, Platelet ne demek

Platelet; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: kan pulcukları].

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kan pulcuğu.

Teknik terim anlamı:

Kan pulcuğu.

Platelet hakkında bilgiler

Trombosit veya kan pulcukları kan pıhtılarının oluşumunda görev alan hücre parçalarına verilen isimdir. Platelet olarak da adlandırılır. Düşük trombosit seviyeleri veya fonksiyon anormallikleri (disfonksiyon) kanamayı yatkınlaştırırken, yüksek trombosit seviyeleri -çoğunlukla asemptomatik- tromboz (damarda kanın pıhtılaşması) riskini yükseltir. Kan pulcukları çok sayıda granül içeren renksiz hücre parçalarıdır. Çapları 1.5-3.0 μm arasında değişir. İnsanlarda eritrositler (alyuvarlar) gibi, anükleer (çekirdeksiz) ve disk şeklindedirler (diskoid). Hücre zarının sitoplazma içine doğru parmak şeklinde girmesi sonucu oluşan ve yüzeye açılan bir kanal sistemine sahiptirler. Bu kanal sistemine kanaliküler sistem adı verilir. Ayrıca RNA ve birkaç farklı granül tipi içerirler. Kan pulcukları lizozomları veya Lambda granülleri: asit hidrolazlar içeren, 175-200 nm çapındaki granüller. Granüllerin içerdikleri maddeler iltihaplara verilen tepkide ve hemostazda rol alırlar.

Platelet anlamı, kısaca tanımı

Asit hidrolaz : PH 5 civarındaki asit pH'da aktif olan bazı proteinazlar, fosfatazlar, nükleazlar, glikosidazlar, lipazlar gibi herhangi bir hidrolitik enzim. Genellikle pH:5 civarındaki asit ortamda etkin olan bazı proteinazlar, fosfatazlar, nükleazlar, glikozidazlar, lipazlar gibi herhangi bir hidrolitik enzim

 

Disfonksiyon : Görev bozukluğu.

Asemptomatik : Herhangi bir bulgu ve belirti göstermeyen, belirtisiz.

Hidrolazlar : Su eklenmesiyle bir kimyasal bağın parçalanmasını ve hidroliz reaksiyonlarını katalizleyen enzimlerden herhangi biri.

Kan pulcuğu : Kanda bulunan, eksikliğinde pıhtılaşmanın geciktiği veya kanamaların olduğu çekirdeksiz hücre, trombosit.

Çekirdeksiz : Çekirdeği olmayan, içinde çekirdeği bulunmayan.

Hücre zarı : Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 A° kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbohidratlardan oluşan, lipitlerin genellikle fosfolipitler hâlinde çift tabaka oluşturdukları, sıvı mozaik zar modeline göre proteinlerin lipitlere birleşik ya da az veya çok gömülü oldukları, karbohidratların oligosakkarit zincirleri hâlinde bazı lipit ve bazı proteinlere bağlı bulundukları, hücrenin alt, üst ya da yan kısımlarında çeşitli özelleşmeler gösteren, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı. Organellerin etrafını çevreleyen zar ise mitokondri zarı, Golgi zarı gibi organellerin adıyla anılır. Plâzma zarı, sitoplâzmik zar, membran, biyomembran, biyolojik zar, plazmalemma. Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 ºA kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbonhidratlardan oluşan, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı, plazma zarı, plazmalemma. Hücreleri dıştan kesintisiz çevreleyen, metabolik olaylarda görev alan ve elektron mikroskobunda üç katman hâlinde gözlenen birim zar yapısında organellerden biri, plazma zarı, sitoplazmik zar, plazmalemma, birim zar.

 

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Pıhtılaşma : Sıvı durumdan pıhtı durumuna geçme, pıhtılaşmak işi.

Çoğunlukla : Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.

Anormallik : Anormal olma durumu.

Eritrosit : Alyuvar.

Trombosit : Kan pulcuğu. [Bakınız: kan pulcuğu]. [Bakınız: plâket].

Fonksiyon : İşlev. Bir birleşikteki herhangi bir madde grubunun kimyasal görevi, bu görevi nitelendiren özelliklerin tamamı. Bir veya birçok değeri değişebilen niceliklere bağlı olarak değişen nicelik.

Hemostaz : Kanamanın durdurulması, herhangi bir vücut bölgesinde seyreden kan akımının yavaşlaması. Kanın damar dışına çıkmasının, fizyolojik veya cerrahi olarak önlenmesi. Zedelenmiş veya yırtılmış kan damarından kan akışının önlenmesi için geçekleşen damar büzülmesi, kan pulcuğu tıkacının oluşması, kanın pıhtılaşması ve fibröz doku oluşmasını içeren olaylar zinciri.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

Yükselti : Tümsek. Bir noktanın deniz yüzeyinden olan yüksekliği, yükseklik, rakım, irtifa.

Hidrolaz : Hidrolizi katalizleyen herhangi bir enzim. Kimi bağların hidrolitik koparılmasını katalize eden enzim.

İltihap : Yangı.

Diğer dillerde Platelet anlamı nedir?

İngilizce'de Platelet ne demek ? : thrombocyte, platelet