Plinths türkçesi Plinths nedir
- Heykel tabanı.
- Kolon tabanı.
- Sütun tabanı.
- Heykel kaidesi.
- Duvar etekliği.
- Sütun kaidesi.
- Süpürgelik.
- Kaide.
Plinths ingilizcede ne demek, Plinths nerede nasıl kullanılır?
Plinth : Heykel tabanı. Süpürgelik. Kaide. Duvar etekliği. Sütun tabanı. Heykel kaidesi. Kolon tabanı. Özül. Sütun kaidesi.
Break into splinters : Parçalarına ayırmak.
Kirchner ehmer splint : Dış sabitleyici. Eksternal fikzatör.
Splint : Cebire ile bağlamak. Maşalı pim. Atel. Süro. Atel. metakarpus ekzostozları. Kırık tahtası. İnce zırh levhası. Kırık tahtası ile bağlamak. Metakarpus ekzostozları. Nasır (at).
Splint bone : Kemiğin iç tarafındaki çıkıntı. Kemik içindeki çıkıntı. Fibula. Atın bacağındaki iki çıkık kemik.
Splinter off : Bölünmek. Ayrılmak.
Splint procedures : Splint uygulamaları. Kırılan kemiğin bağlı olduğu bacağı tamamen içine alarak onu hareketsiz tutacak tarzda yapılan, bir nevi çemberli sabit baston. park-hill, stader, kirschner, tower, schroeder ve thomas splintleri gibi birbirine çok benzeyen modelleri vardır.
Splintering : Yarmak (uzun). Parçalanmak. Dağılmak. Parçalamak. Parçalara ayırma.
Splinter party : Partiden ayrılanlarca kurulan parti. Partiden ayrılanlar tarafından kurulan parti.
Splinter : Dağılmak. Küçük parçalara ayırmak. Kıymık. Parçalamak. Paramparça etmek. Ufak gruplara bölmek. Ufak gruplara bölünmek. Yarıp uzun parçalara ayırmak. Parçalanmak. Paramparça olmak.
İngilizce Plinths Türkçe anlamı, Plinths eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Plinths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Groundwork : Zemin. Altyapı. Yer işi. Temel inşaatı. Esas. Alt yapı. Ön hazırlıklar. Temel işleri. Temel.
Entablement : Saçaklık.
Column : Direk. Takla atarak birbirinin omuzuna, çıkan ve bir «sütun» oluşturulan görünüş bk. dörtlü kolon, üçlü kolon. Destek. Omurgalılarda kalın bağırsağın rektumdan önce gelen, dışkıdan fazla suyu emen bölgesi. böceklerde bağırsağın ikinci bölgesi. elektron mikroskobunda elektromanyetik merceklerin yerleştirildiği, içinden elektronların geçtiği havası boşaltılmış metal boru. Kuyruk. Makale. Kolon. Sütun. Dikeç.
Baseboards : Sıvadibi. Kenar tahtası. Konvektör.
Bases : Kök. Temel. Bazlar. Esas. Dayanak. Başlangıç sayısı. Taban. Alt. Hidrojen iyonlarını alan kimyasal maddeler.
Formula : Bağıntı. Bir kavram, işlem ya da değerin simgesel anlatımı ya da eşitliği. Reçete. Mama. Birçok değişkenin bir araya gelmesinden oluşan bağımsız masal. bk. değişken. Boş ve anlamsız sözcükler. Tertip. Denklem. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.
Pattens : Baza. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Takunya. Sütun bileziği. Nalın.
Dado : Kürsü taşı. Taban taşı. Lambri. Lambrilemek. Sütun gövdesi.
Dadoing : Sütun gövdesi. Lambrilemek. Kürsü taşı. Lambri. Taban taşı.
Pedestal : Temel. Eğitim ve gösteri sırasında hayvanların üstüne çıktığı yükselti. Esas. Hayvan çatkısı. Kürsü. Taban. Altlık.
Plinths synonyms : base, skirting board, podium, dados, law, footstall, plinth, pedestals, washboard, quadra, base of a column, skirtingboard, skirting, dadoed, support, column base, patten, dogma, bedplates, skirtings, mopboard, basis, fundament, base plate, dada, baseboard, podiums, socle, bedplate, pillar.

Bu kısımda Plinths kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Plinths ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Plinths anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Plinths ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.