Pocks türkçesi Pocks nedir
- Püstül.
- Örtülü pürtük.
- Kabarcık izi.
- Çiçek bozuğu.
- Kabarcık.
- Çiçek hastalığının kabarcığı.
Pocks ingilizcede ne demek, Pocks nerede nasıl kullanılır?
Pock : Kabarcık izi. Çiçek hastalığının kabarcığı. Püstül. Çiçek bozuğu. Kabarcık. Örtülü pürtük. Çiçek hastalığında görülen kabarcık.
Pocked : Yüzeyi çukurlarla kaplı. Çopur. Kabarcıklı. Yüzeyi kabarcıklı. Çukurlarla dolu. Çiçekbozuğu.
Pocket : Kese. Duy. Üstüne yatmak. Işıtacın vidalandığı ya da geçirildiği elektrik bağlantısını sağlamaya yarayan parça. Türküm. Veto etmek. Saklamak. Çembere almak (savaş). Cebe koymak. Cebine indirmek.
Pocket battleship : Cep zırhlısı. Cep kruvazörü.
Pocket book : Cep kitabı. El çantası (amerikan ingilizcesi). Cep defteri. Cüzdan.
Pocket money : Okul harçlığı. Harçlık. Cep harçlığı.
Pocket guide : Cep kılavuzu.
Pocket dictionary : Küçük sözlük. Cep sözlüğü. Cepte taşınabilecek küçüklükte sözlük, bk. sözlük.
Pocket radio : Cep radyosu. Cep ünalgısı.
Pocket knife : Cep bıçağı. Çakı.
İngilizce Pocks Türkçe anlamı, Pocks eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pocks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pit : Çopurlaştırmak (hastalık birinin yüzünü). Koltuk. Çukurlaştırmak. Orkestra yeri. Parter (tiyatro terimi). Çopur. Ocak. Maden ocağı. Ciltte iz bırakmak. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm.
Cavitations : Boşluk oluşumu. Çukurlaşma. Kovuklanma. Oyma. Boşlama. Oyuk. Kavitasyon. Boşluk.
Blister : Su toplamış kabarcık. Rasat kulesi. Su toplanmış kabarcık. Kabarcıklanmak. Kabarmasına neden olmak. Su toplatan şey. Çıkışmak. Silah bölmesi. Su toplamak.
Pustules : Kabartı. Çıban. İrinli kesecik. Sivilce.
Smallpox : Çiçek. Çiçek hastalığı. Çiçek virüsü. Smalpoks.
Bulla : Resmi bir papalık mektubuna basılan mühür. Mühür. Baloncuk. Bulla. Bül. Kabarcık; balıklarda gaz kesesinin çeperleri kalınlaşmış ön ucundan çıkan iki ince kanalın açıldığı, içi zarla örtülü, alt kısmı gaz, üst kısmı perilenf içeren bölmeli çukurluk. İri kabarcık.
Papillae : Papil. Tomur.
Pimpling : Fiske. Sivilcelenmek. Sivilce.
Incise : Kesmek. Oymak. Hakketmek. Yarmak. Nüfuz etmek. Ensize etmek. Kazımak. Deşmek. Oyma.
Score : Sayılar. Notaya geçirmek. Puan. Skor. Çentiklemek. Oyuncular arasındaki sayı durumu. Partisyon yazmak. Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. yenik takımlar ise değer alamazlar. Bir ölçek aracılığıyla ölçüye vurulan nesne ya da özelliklerin bir sayı dizgesinin birimlerine göre aldığı değer. Skor kaydetmek.
Pocks synonyms : variola major, cicatrise, mark, bleb, scar, blowhole, blisters, ampulla, pitted, pockmarked, bubble, pock, deface, blemish, pockmark, variola, pockmarks, papilla, pimple, nock, cavitation, disfigure, variole, pimples, papula, pustule, papule, cicatrize.

Bu kısımda Pocks kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pocks ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pocks anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pocks ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.