Point out türkçesi Point out nedir

  • Göstermek.
  • Dikkatini çekmek.
  • İfade etmek.
  • -e dikkat çekmek.
  • İşaret etmek.
  • Dikkat çekmek.
  • -e dikkati çekmek.
  • Belirtmek.

Point out ile ilgili cümleler

English: Excuse me; allow me to point out three errors in the above article.
Turkish: Affedersiniz; yukarıdaki makalede üç hata göstermeme izin verin.

English: I'd like to point out some problems regarding your suggestion.
Turkish: Senin önerinle ilgili bazı sorunları işaret etmek istiyorum.

English: I'd just like to point out a few potential problems.
Turkish: Sadece birkaç potansiyel sorunu belirtmek istiyorum.

English: Please point out my mistake.
Turkish: Lütfen benim hatamı belirt.

English: Before we begin, I'd just like to point out to everyone that we have to be very careful not to break anything.
Turkish: Biz başlamadan önce, bir şey kırmamak için çok dikkatli olmamız gerektiği konusunda herkesin dikkatini çekmek istiyorum.

Point out ingilizcede ne demek, Point out nerede nasıl kullanılır?

Point : Fermaya oturmak. Ucunu sivriltmek. Nokta. Sivrilmek. Doğrultmak (silah). Çıkmak (çıban vb). Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Sivriltmek. Noktalamak. Çevirmek.

 

Out : Ortaya çıkmak. Kendini belli etmek. Çıkarmak. Dışarı atmak. Nakavt etmek. Meydana çıkmak. Dışarı çıkarmak. Dışarı. Dışarıda. Çıkış.

Point a moral : Kıssadan hisse çıkarmak. Ahlak dersi çıkarmak. Hisse çıkarmak (kıssadan). Ders çıkarmak.

Point at infinity : Sonsuzdaki çekit. Sonsuzdaki nokta.

Point blank : Yakın menzilli. Yakından. Çok yakın geçen. Dolaysız. Yatay olarak. Kesin. Çok yakından. Açık. Yakın mesafeden yapılan. Burnunun dibinden.

Point brillance : Nokta parıltı. Bir ışık kaynağının, boyu ayırt edilemeyecek bir uzaklıktan, doğrudan doğruya görsel gözleminde ortaya çıkan ve kaynağın, gözbebeğinde düşünülen, ışınlara dik bir düzlem parçacığı üzerinde doğuracağı aydınlıkla ölçülen büyüklük.

İngilizce Point out Türkçe anlamı, Point out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Point out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Call attention : İlgi uyandırmak.

Defines : Tarif etmek. Tanımlamak. Sınırlamak. Tanım yapmak. Belirlemek. Kısıtlamak. Tayin etmek. Açıklamak.

Define : Kısıtlamak. Tarif etmek. Tayin etmek. Açıklamak. Sınırlamak. Tanım yapmak. Belirlemek. Tanımlamak.

Engage attention : İlgisini çekmek.

Remarking : Söylemek. Yorum yapmak. Düşüncesini söylemek. Dikkat etme. Demek. Yorum. Farketmek. Dikkat etmek.

Connote : Akla getirmek. Ayrıca bir anlam taşımak. Delalet etmek. Demeye gelmek. Anlamına gelmek. Demek istemek.

Bring : Vermek (ceza). Kazandırmak. Kandırmak. Sebebiyet vermek. Ayıltmak. İkna etmek. Getirmek. Doğurmak. Neden olmak.

Betokens : Belirtisi olmak.

Defining : Tanımlama. Tamlayan. Tanımlamak. Belirlemek. Tarif etmek. Açıklayan. Tanımlayan.

 

Betoken : Belirtisi olmak.

Point out synonyms : amount, gripped, attest to, demonstrates, be enunciative of, beckoned, designate, assert, cautioned, be attracted, bear witness to, cut a wide swath, clap eyes on, beckoning, correspond to, cautions, conceive, demonstrating, bode, highlight, connotate, chart, be indicative of, catch the attention, compare to, denote, convey, denoted, breathe, corresponding to, deliver oneself, beckons, designates.