Polar flattening türkçesi Polar flattening nedir

  • Kutup basıklığı.
  • Yer'in ya da dönen herhangi bir gökcisminin tam geometrik küre olmayışı, kutuplarda basıklaşmış olması. böyle bir cismin eşlek yarıçapı a, ondan daha küçük olan kutupsal yarıçapı b ise, basıklık (a - b) / a formülüyle tanımlanır.
  • Uzay alanında kullanılır.

Polar flattening ingilizcede ne demek, Polar flattening nerede nasıl kullanılır?

Polar : Ucay. Zıt. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tam tersi. Su gibi üzerinde pozitif veya negatif yük taşıyan suda çözünen moleküller veya gruplar. Kutupsal. Ucaysal. Yol gösteren. Kutup. Kutuplarla ilgili.

Flattening : Arzın basıklığı. Yassılama. Yoluna koyma. Yassılaşma. Düzeltme düzleştirme eylemi. Basıklık. Düz yapma. Yassılma. Düzleşme. Doğrultma.

Polar adsorption : Polar adsorpsiyon. Ucaysal yüzerme. Elektrikçe eşit olmayan tutarda üşerlerin yüzermesi. Ucaysal yüzerim.

Polar air : Soğuk hava. Kutup havası.

Polar angle : Kutupsal açı. Kutup açısı.

Polar aurora : Kutup ışığı. Kutuplar yöresinde görülen yaygın ve donuk havayuvarı ışığı.

İngilizce Polar flattening Türkçe anlamı, Polar flattening eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polar flattening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Airglow : Gök aydınlığı. Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı.

Absolute brightness : Salt parlaklık. Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı.

Adhara : Adhara (cma). Büyükköpek'in e yıldızı.

Absorptive power : Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Emebilme gücü veya kapasitesi. Soğurma gücü. Emici güç. Emme veya soğurma eğilimi. Boya alış gücü.

Albedo : Beyazlık derecesi. Aklık derecesi. Albedo. Aklık dercesi. Aklık. Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı. Aklık (astronomi terimi). Aklık derecesi (astronomi terimi). Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü.

Achondrite : Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur. Kumsuz göktaşı.

Absorption line : Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler. Soğurma çizgileri.

Acceleration due to gravity : Yerçekimi ivmesi. Yerçekiminin etkileri nedeniyle yolun artışı. Serbest düşen bir cismin kazandığı ivme.

Aerolite : Meteorit. Göktaşı. Taşımsı göktaşı. Meteorit veya meteor taşı. Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Aerolit. Havataşı.

Absolute orbit : Salt yörünge. İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge.

Polar flattening synonyms : accidental error, absolute value, absolute parallax, almak, accuracy, altair.