Poorer türkçesi Poorer nedir

Poorer ile ilgili cümleler

English: From year to year they were growing poorer.
Turkish: Onlar yıldan yıla daha fakirleşiyorlar.

English: The rich grow richer and the poor grow poorer.
Turkish: Zenginler daha zengin; fakirler ise daha fakir oluyor.

English: The poor don't get richer when the rich get poorer.
Turkish: Fakirler zenginleşmez zeginler fakirleştiğinde.

English: War makes you poorer and weaker, even if you win.
Turkish: Savaş, sen kazansan bile, seni daha yoksul ve daha güçsüz yapar.

Poorer ingilizcede ne demek, Poorer nerede nasıl kullanılır?

Poorest : Zavallı. Kötü. En yoksul. Naçizane. Sefil. Az. Çorak. Fakir. Perişan. Zayıf (az).

Spoored : İz sürmek. Hayvan ayak izi. Vahşi hayvanın izi.

Poor connection : Gevşek bağlantı. Zayıf bağlantı.

Poor devil : Zavallıcık. Zavallı.

Poor fellow : Zavallı adamcağız. Adamcağız. Zavallı adam.

Poor sport : Mızıkçı.

A poor trencherman : İştahsız kimse.

A poor shot : Hedefi iyi vuramayan kimse. Nişancı olmayan kimse.

Be a poor eater : Az yemek yiyen biri olmak.

Be in poor health : Sağlığı iyi olmamak.

İngilizce Poorer Türkçe anlamı, Poorer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poorer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Needy : Garip. Varlıksız. İlgi veya alaka veya dikkat isteyen veya bekleyen. Yardım veya destek bekleyen. Muhtaç.

Preponderance : Sayı ve kuvvet üstünlüğü. Sayıca fazlalık. Ağır basma. Çoğunluk. Preponderans. Baskınlık. Kanıt üstünlüğü. Üstünlük. Hakim olma.

Addict : Tiryaki olmak. Bağımlı. Meraklı. Alıştırmak. Bağımlısı olmak. Alışmak. Tiryaki. Müptela. Bağımlılık yapmak.

Prissy : Kılı kırk yaran. İffetli geçinen. Aşırı titiz. Fazla titiz. Bağnaz. Faziletli geçinen.

Buff : Devetüyü rengi. Maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri. Deri ile parlatmak. Yumuşak birşeyle parlatmak. Perdahlamak. Hasta. Kösele rengi. Soluk sarı. Öküz derisi. Ten rengi.

Right : Doğrudan doğruya. Sağa. Dosdoğru. Yolunda. Haklı çıkarmak. Derleyip toplamak. Hak. Sağda. Tam. Tam olarak.

Needier : Yardım veya destek bekleyen. Muhtaç. İlgi veya alaka veya dikkat isteyen veya bekleyen. Garip. Varlıksız.

Pitifuller : Acınacak halde olan. Değersiz. Merhametli. Acıklı. Acınacak ve horlanacak kadar gülünç. Acınacak halde. Acınacak. Acınası.

Humbly : Alçakgönüllü bir şekilde. Alçakgönüllülükle. Kuzu gibi. Uysal bir şekilde. Yalın bir şekilde. Acizane. Mütevazi bir şekilde. Tevazu ile. Kuzu kuzu.

Godforsaken : Cinlerin cirit attığı (yer). Vicdansız. Kahrolası. Terkedilmiş. Sıkıcı. Boş. Çok tenha. Allah'ın belası. Kasvetli.

Poorer synonyms : throttlehold, straightlaced, legal power, tight laced, chokehold, poor devil, destitute of, effete, comme il faut, affected, nebbishes, saltwort, comely, effectualness, bads, strength, correctitude, evil, badly, worse off, gaunter, disposal, dispiteous, free will, dipsticks, few, devotees, valence, amiss, bad lot, insufficiently, littler, appropriate.

 

Poorer zıt anlamlı kelimeler, Poorer kelime anlamı

Incorrect : Hatalı. Doğru olmayan. Biçimsiz. Yanlış. Düzeltilmemiş. Yakışıksız. Uygunsuz. Asılsız. Münasebetsiz.

Impropriety : Terbiyesizlik. İrtikap. Yersizlik. Yakışıksızlık. Ahlaksızlık. Uygunsuzluk. Yanlış kullanma. Hata. Yanlışlık. Yolsuzluk.

Inappropriate : Münasebetsiz. İsabetsiz. Uygunsuz. Uymaz. Yakışıksız. Caiz değil. Yersiz. Uygun olmayan. Biçimsiz.

Poorer antonyms : uninterestingness, unpersuasiveness, indecorous, indecent, improper, wrong, improperness, powerlessness, powerful, powerless, ineffectiveness.