Praxis türkçesi Praxis nedir

Praxis ingilizcede ne demek, Praxis nerede nasıl kullanılır?

Chiropraxis : Belkemiği omuru manipülasyonu yoluyla hastalığın terapatik tedavisi.

Parapraxis : Freud sürçmesi. Edim hataları. Sehvi kelam. Devinim sürçmesi. Başarısız girişim. Başarısızlık.

Zoopraxiscope : Bir dizi fotoğraf serisini hızlı bir şekilde göstermek için kullanılan eski tür bir projektör.

Apraxia : Apraksi. Edi yitimi. İşlev yitimi. Kas ortakgüdümü (koordinasyon) için gereken düzenli devinimleri yapma yeteneğinin yitirilmesi biçiminde kendini gösteren bozukluk.

Apraxic : Apraksi ile ilgili. Apraksi hastalığı olan (sinir sistemi hasarı nedeniyle kasıt hareket yapma yeteneği kaybı).

Praxes : Alışkanlık. Uygulama. Çalışma. Pratik. Adet.

Neuropraxia : Nöropraksi. Aksonal bütünlük bozulmaksızın sinirin geçici olarak işlevini yapamaması. sinirdeki lezyon, nöronların sürekli bir zedelenmesi değil de, yalnızca basit bir zedelenme, gerilme veya distorsiyondur.

Practicable : Kullanışlı. Yapılabilir. Kullanılabilir. İcrası mümkün. Uygulanabilir. Elverişli. Geçilebilir. Kabil. Yapılması mümkün.

Practicabilities : Pratiklik. İcra yeteneği. Uygulanabilirlik. Kullanışlılık. Yapılabilirlik.

 

Parapraxia : Parapraksi.

İngilizce Praxis Türkçe anlamı, Praxis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Praxis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Familiarization : Tanıtma. Tanıma. Alıştırma.

Of value : Kıymetli. Yararlı. Kullanışlı. Değeri olan. Değerli. Önemli. Anlamlı. Az bulunan.

Action : Etki. Öykülü bir filmin, bir televizyon oyununun konusunu oluşturan olaylar dizisi. bu konuyu başlatan, geliştiren, sonuca ulaştıran olayların sıralanmasından oluşan durum. Olaylar dizisi. Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Savaş. Devinme. Yapılan şey. Askeri harekat. Olayların gelişimi. Faaliyet.

Applying : Yayma veya germe. Uygulanma. Uygulanıyor. Kullanma. Yazılı şekilde müracaat etme. Yerine getirme.

Administration : Bakanlar kurulu. Yerine getirme. Yönetim. Bir iş ya da çalışma takımını, bir örgüt ya da kuruluşu amaca uygun olarak yönlendirme. Daire. Hükümet (amerikan ingilizcesi). Hükümet. Yöneticilik. İdarecilik.

Motion : İşaret. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir. Fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. El ile işaret etmek. Yer değiştirme. Kımıltı. Hareket. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi.

Attend school : Okula gitme. Okul okumak. Okuma.

Execution : İnfaz. Yorum biçimi. Yürütme. Düzenleme. Sergileme. Yerine getirme. İdam. İcra. Bir izlenceyi oluşturan komutların bilgisayar donanımınca uygulanması, izlencenin işletilmesi.

 

Addictions : Hastalık. Tutku. Bağımlılık. İllet. Alışma. Tiryakilik. Düşkünlük.

Praxis synonyms : customary usage, labour, fashions, activation, operation, groove, operations, actives, drive, gears, catamenia, executions, conventions, businesslike, familiarities, enforcement, applications, familiarizations, entries, applicatory, labor, hardheaded, convenient, folk, consuetude, functional, applied, drill, applicative, handier, addiction, appl, exercitation.

Praxis ingilizce tanımı, definition of Praxis

Praxis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Practice. Use. Especially, exercise or discipline for a specific purpose or object.