Preception türkçesi Preception nedir

Preception ingilizcede ne demek, Preception nerede nasıl kullanılır?

Preceptive : Kurallarla ilgili. Öğretici.

Negative precept : Bir yahudi'nin belli bir eylemi yapmasını yasaklayan dini kanun.

Observing the precept : Yahudi dini kurallarını sürdürme. Mitsvayı yerine getirme.

Precept : Emir. Talimat. Temel prensip. Yönetmelik. (ahlaki) öğreti. Kural. Ana kural. Mahkeme emri. Yönerge. Kaide.

Preceptor : Hoca. Okul müdürü. Öğretmen.

Preceptress : Öğretmen (kadın). Kadın öğretmen. Bayan öğretmen.

Preceptorship : Öğretmenlik.

Preceptresses : Bayan öğretmen. Öğretmen (kadın). Kadın öğretmen.

Precepts : İlke. Temel. Kaide. Emir. Talimat. Kural. Öğreti. Yönerge. Mahkeme emri. Ana kural.

Preceptors : Okul müdürü. Hoca. Öğretmen.

İngilizce Preception Türkçe anlamı, Preception eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Preception ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At home : Kendi evinde. Memleketinde. Evde. Kabul günü. Alışkın. Ev toplantısı.

Stifling : Boğucu.

Fundamental : Önemli. Temel ilke. Esas. Asli. Belli başlı. Esas kanun. Temel şeklinde. Esasi. Temel.

Constitution : Konstitüsyon. Tıynet. Jimnastik, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Anayasa. Bileşim. Tüzük. Hayvanların morfolojik yapısı ve fizyolojik işlevlerinin karşılıklı ve uyumlu olması sonucu vücudun çevre etkilerine gösterdiği direnç ve uyum yeteneği, konstitüsyo, konstitüsyon. Bünye. Meydana getirme.

 

Ordonnance : Kanun. Sanatsal öğeler düzenleme. Tertip. Düzen.

Disqualification : Salahiyetsizlik. Diskalifiye etmek. Yetkisini alma. Mani. Yetkisiz kılma. Barodan men. Diskalifiye. Yetkisini elinden alma (ceza olarak). Ehliyetsizlik. Yetkisizlik.

Save : Bağışlamak. Sayı yapmasını önlemek. İdareli harcamak. Kurtarma. Kurtarmak. Kusuruna bakmamak. Engellemek. Artırmak. İdareli kullanmak.

Hinderance : Engelleme. Erteleme. Engel. Set. Önüne geçme. Mani (hindrance olarak da yazılır).

Code : Kod. Simgeler vererek sınıflandırma işlemi. Kanun haline getirmek. Düğüm. Bir yaptırımlar düzeniyle toplum üyelerinin kendisine uyması sağlanan, toplumca benimsenmiş her türlü buyurucu ve yasaklayıcı düzenleme. Düğümlemek. Numaralamak. Kanun. Nice.

Crushing : Ufalama. Mahvedici. Kırma. Ezici. Kırma (işlem). Eziş. Ezme. Kırıcı. Sıkışma.

Preception synonyms : reception line, non proliferation, maxim, tea, disposition, order, guidelines, debarment, norm, ordinance, legem, quelling, lex, party, preclusion, interception, levee, averting, interference, nonproliferation, obviation, forestalling, laws, prophylaxis, law, formula, wedding reception, hindrance, bar, suppression, legi.

Preception zıt anlamlı kelimeler, Preception kelime anlamı

Proliferation : Yaygınlaşma. Çoğalma. Proliferasyon. Tomurcuktan üreme. Üreme. Hücrelerin çoğalması, artması. Hızla çoğalma. Artma. Çabuk çoğalma. Yayılma (silah vb).

 

Figure : Sayıları gösteren simgelerden her biri. Süslemek. Sanmak. Şekillendirmek. Yer almak. Fiyat. Beden yapısı. Olarak yer almak. Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye ve birkaç değişken arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgisel anlatım türü. Şekil.

Ground : Yer. Toprak. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Dayanmak. Çakmak. Karaya oturtmak. (gemi) karaya oturmak. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Kırsal toprak. Zemin.

Preception ingilizce tanımı, definition of Preception

Preception kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A precept.