Precipitin türkçesi Precipitin nedir

  • Çökeltin.
  • Çözünebilir multivalan antijenle antikorun birleşmesi sonucu, büyük molekül ağırlıkta komplekslerin oluşumasıyla meydana gelen çökelti.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Presipitin.
  • Çökelti.
  • Çözünebilir antijenle antikorun birleşmesi sonucu büyük molekül ağırlıkta komplekslerin oluşumuna bağlı olarak oluşan çökelti, presipitin. kimyasal reaksiyonun çözünmeyen ürünü, presipitat. bir örneğin santrifüjden sonra dipteki çöken kısmı, presipitat.

Precipitin ingilizcede ne demek, Precipitin nerede nasıl kullanılır?

Precipitable : Tortulaşabilen.

Precipitance : Acele. Telaş. Atılma. Acelecilik.

Precipitancy : Acele. Tez canlılık. Atılma. Telaş. Acelecilik.

Precipitant : Aceleci. Çökeltici. Acele ile yapılmış. Çökeltici bir madde. Presipitan. Acele giden. Çökeltme maddesi. Bir çözeltiye eklendiğinde az çözünen bir özdeğin oluşumuna yol açan kimyasal özdek ya da çözeltisi. Çökeltici madde.

Precipitantness : Acelecilik.

Precipitated chalk : En az % 33 kalsiyum içermesi gereken bir kalsiyum karbonat kaynağı. Çöktürülmüş tebeşir.

Precipitated speech : Ses yuvarlanması. Birbirinden ayrı hecelerin karıştırılması ya da yitirilmesi; çabuk konuşmadan dolayı hecelerin birbiri üzerine kayması.

Precipitate morphology : Çökelti biçimlenimi. Çökelti biçimseli. Çökelti morfolojisi.

 

Precipitate phase : Çökelti evresi. Çökelti fazı.

Precipitated calcium carbonat : Çöktürülmüş kalsiyum karbonat. Geçerli bir kalsiyum karbonat kaynağı olup en az % 33 kalsiyum içermesi zorunlu olan bir ürün.

İngilizce Precipitin Türkçe anlamı, Precipitin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Precipitin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Dregs : En değersiz (parça). Süprüntü. Posa. En aşağı kısım. Artık. Telve. Pislik. En değersiz. Çökelek.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Residue : Küspe. Arta kalan. Kalan kısım. Bir maddenin orijinal bileşenlerinden bir kısmının alınmasından sonra geriye kalan kısmı. Bir kimsyasal tepkimeden sonra arta kalan, işe yaramayan özdekler. Tortu. Kalıntı. Kalan. Vasiyetin paylaşımından sonra kalan parça.

Antibody : Özel bir antijene cevap olarak b lenfositleri ve plazma hücreleri tarafından meydana getirilen ve bağışıklıktan sorumlu olan glikoprotein yapısındaki maddeler. immunoglobulinler (ıgg, ıgm, ıga, ıgd ve ıge tipleri) ve bunların alt grupları gibi kazanılmış bağışıklık elemanları. Antijenlere cevap olarak b lenfositleri ve plazma hücreleri tarafından meydana getirilen ve bağışıklıktan sorumlu olan glikoprotein yapısındaki savunma maddeleri, antibadi. Bağışık cevap sonucunda kendilerinin oluşumunda etkin olan antijenlerle özgül reaksiyonlar verebilen, b lenfositleri ve plazma hücrelerinden oluşan, molekül ağırlığı 16 000-97 000 arasında değişen gama globulinler, immünoglobülin, antibadi. ıgm, ıgg, ıga, ıgd ve ıge olmak üzere beş ana tipe ayrılır. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Antibadi. Bağışıklık proteini. Karşıkor. Karşıt özdek. Bağışan. Antikor.

 

Residua : Posa. Tortu. Bakiye. Döküntü. Kalan.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Sediments : Tortu. Posa. Tortul tabaka. Telve.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Precipitin synonyms : precipitate, residuum, residual, a band, abdominal palpation, abdominal fat necrosis, sediment, abdominal ovariectomy, lees, a crochordon, a amplitude mod, abaxial, abdomen, abattoir, residuums, abdominal pain, a c deformity, settlings.