Prednizon nedir, Prednizon ne demek

Prednizon; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Glukokortikoitler.

Prednizon hakkında bilgiler

Prednizon genellikle ağız yolu ile alınan fakat kas içi enjeksiyonla da verilebilen sentetik bir kortikosteroid ilaçtır ve pek çok tıbbi durumlarda kullanılmaktadır. Temel olarak glukokortikoid etkisi vardır. Prednizon karaciğer tarafından etkin ilaç ve steroid olan prednizolon'a dönüştürülen bir ön ilaçtır. Prednizon özellikle bağışıklık sistemini bastırıcı bir etkiye sahiptir ve bütün bağışıklık sistemini etkiler. Bu sebepten bağışıklık sistemi ile ilgili rahatsızlıklarda ve astım, kolit, artoroz, Crohn hastalığı, [[böbrek yetmezliği] gibi çeşitli böbrek rahatsızlıklarında ve organ nakillerinde organın vücut tarafından reddedilmesini engellemek ya da tedavi etmek icin kullanılır. Bu ilaç hastada cinsel isteği azaltabilir. Genelde tabletler halinde üretilir. Günlük başlangıç dozajları 20 ila 80mg (çocuklarda 50mg'a kadar 1mg/kg) arasında değişir. Prednizon 1950'lerde Arthur Nobile tarafindan Schering kortizonun su toplama, tansiyon ve kas zayıflaması gibi yan etkilerini giderdiği gösterildiğinde bulunmuştur. 1960'larda Schering tarafindan ilaç olarak piyasaya sürülmüştür.

Prednizon kısaca anlamı, tanımı

 

Bağışıklık sistemi : Vücuda zarar verebilecek yabancı maddeleri tanıyan ve yok etmeye çalışan hücre ve organlar, immün sistem. Organizmaya dışarıdan giren yabancı maddelere, antijenlere karşı hedef teşkil eden ve onların ortamdan uzaklaştırılmasını sağlayan T ve B lenfositler, plazma hücreleri ve makrofajların yer aldığı sistem, immün sistem. Lenf yumrusu, tonsilla, timüs, dalak, kanla ilgili düğüm, kanla ilgili-lenf yumrusu ve mide-bağırsak dokusunun bağ dokusundaki lenf folikülleri bağışıklık sisteminin oluşumlarıdır

Glukokortikoitler : Böbrek üstü bezinin korteks bölgesinden salgılanan, karbohidrat, lipit ve protein metabolizmasında faaliyet gösteren 21 karbonlu steroit hormonlar. Kimyasal olarak androstan ve pregnan türevi olarak bilinen, böbrek üstü bezinin zona fasikülata ve retikülaris bölgelerinde üretilen, önceden doğal yollarla üretilirken günümüzde tamamen sentetik yolla elde edilen, steroit yapıda, şeker, yağ, protein metabolizması üzerine etkili olan ve ayrıca, yangı oluşumunu da önemli oranda engelleyen, kortizol, kortizon ve kortikosteron hormonlarına, kan glikoz düzeyini artırmasından dolayı verilen genel ad. Glikokortikoidler klinikte; ketozis, yangıyla karakterize eklem, tendo, bursa, deri, göz ve kulak hastalıkları, dolaşım şoku gibi hastalıkların tedavisiyle, doğumu teşvik etmek için kullanılırlar.

Böbrek yetmezliği : Böbreklerin yeterince işlev görememesi.

Yan etkiler : Bir etkinliğin, eylem ve işlemin, bundan dolaysız olarak yararlananlardan başkaları için doğurduğu dolaysız sonuçlar.

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

 

Rahatsızlık : Rahatsız olma durumu, tedirginlik. Hastalık.

Engellemek : Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek. Güreşte hasmı çaprazda sürerken düşürmek için ayağına basmak veya topuğuna ayak takmak.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Bağışıklık : Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu.

Enjeksiyon : Vücutta damar, doku, kanal veya boşluk içine enjektör aracılığıyla sıvı veya ilaç verme, zerk etme. İğne yapma.

Reddedilme : Reddedilmek durumu.

Zayıflama : Zayıflamak işi.

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

Engelleme : Engellemek işi. İstek, gereksinim veya bir davranışın belli bir sonuca ulaşmasının önlenmesi. Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılmış olan girişimler, obstrüksiyon.

Başlangıç : Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü. Ön söz, giriş, mukaddime.

Kortizon : Yaralanmanın, korkunun veya soğuğun yol açtığı stresler sonucu vücutta şeker yapımını hızlandıran böbrek üstü bezi kabuğunun salgıladığı, şeker, protein ve yağ metabolizmasına etki eden hormon.

Rahatsız : Rahatı olmayan, tedirgin, huzursuz. Hasta, keyifsiz. Rahat kullanılmayan, sıkıntı, tedirginlik veren.

Yan etki : Tedavi için uygulanan ilacın kişide kullanım amacı dışında sebep olduğu olumsuz etki, yan tesir. Dolaylı yapılmış olan etki, yan tesir.

Tansiyon : Kan basıncı. Gerilim.

Sentetik : Bileşimli.

Diğer dillerde Prednizon anlamı nedir?

İngilizce'de Prednizon ne demek ? : prednisone