Prerogatives türkçesi Prerogatives nedir

Prerogatives ingilizcede ne demek, Prerogatives nerede nasıl kullanılır?

Royal prerogative : Kralın kişisel gediği. Doğrudan doğruya kral eliyle bağışlanan ya da kendisine ayrılan gedik. Kralın sahip olduğu imtiyazlar. Hükümdara mahsus yetkiler. Hükümdarca verilen imtiyaz. Krali ayrıcalık.

Prerogative : Yetki. Ayrıcalıklı. Ayrıcalı. Ayrıcalık. İmtiyaz. Yetenek. Hak. Kabiliyet.

İngilizce Prerogatives Türkçe anlamı, Prerogatives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prerogatives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capacities : Kapasite. Sıfat. Güç. Hacim. Yeterlik. Verim. İktidar.

Immunities : Muafiyet. Etkilenmeme. Dokunulmazlık. Bağışıklık.

Capabilities : İktidar. Kapasite. Güç. Yetenekler.

Bents : İstek. Bükük. Bükülmüş. Çimen. Yatkınlık. Eğim. Çimenlik. Azmetmek. Çok istemek.

Exclusive right : Özel hak. Münhasır hak.

Faculties : Yetki. Yapma özgürlüğü. Yeti. Beceri. Fakülte. Allah vergisi.

Abilities : Beceri. İktidar. Yeterlik. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenekler. Güç.

 

Artistry : Sanatsal nitelik. Sanatkarlık. Sanat yeteneği. Güzel sanatlarla uğraşma. Sanatçılık. Sanat eserleri. Beceri.

Right : Doğru. Düzgün. Çeki düzen vermek. Yolunda. Gayet. Sağ. Tam. Hak. Telafi etmek. Cidden.

Capacity : Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Herhangi bir tiyatro alanının ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram. birim gerilimde bir nesneye sığabilen elektrik yükü niteliği. Hacim. Özgüç. Mecazi anlamda kavrama yeteneği. Toplumbilimde başlıca ölçüm konularından biri olan ve bireyin belli bir alandaki öğrenme ve yetişme olanaklarının sınırını gösteren yeti. Dirayet. Bir veri saklama ortamının alabileceği sözcük ya da damga sayısı. genel olarak herhangi bir dizgenin işyükünün üst sınırı, bk. bellek sığası. Güç. Mevki.

Prerogatives synonyms : privilege of the floor, acumen, eligibility, calibres, adequacy, franchise, capability, benting, bent, liberty, incident, patent, calibers, acumens, concessionairy, grant, favours, capableness, adequacies, cacheting, privileging, easement, caliber, artistries, royalties, concession, calibre, ability, privilege, prerogative, cachets, aptitude, accomplishments.