İmtiyaz nedir, İmtiyaz ne demek

İmtiyaz; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık
  • Gedik.
  • Fabrika kurmak, maden işletmek vb. için bir kişi veya kuruluşa devlet tarafından verilen özel izin.

"İmtiyaz" ile ilgili cümleler

  • "Hem bu sayede sen artık yüzüme bakmak imtiyazını kazanan biricik erkeksin." - N. Hikmet

İktisat alanındaki kelime anlamı:

[Bakınız: ayrıcalık]

Hukuki terim anlamı:

ayrıcalık.

İmtiyaz tanımı, anlamı:

İmtiyazlı : Ayrıcalıklı.

İmtiyazsız : Ayrıcalıksız.

İmtiyazsızlık : İmtiyazsız olma durumu.

Tanınma : Tanınmak işi.

Kişisel : Kişi ile ilgili, kişiye ilişkin, kişinin kendi malı olan, şahsi, zatî.

Şart : Temel kural belgesi. Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul.

Ayrıcalık : Başkalarından ayrı ve üstün tutulma durumu, imtiyaz.

Fabrika : İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu, üretimevi.

Kurmak : Sağlamak, oluşturmak. Yapmak, inşa etmek. Bir araya getirmek, toplamak. Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. Zihinde büyütmek. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. Ortaklık sağlamak. Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. Hazırlamak. Aklına koymak. Yapmak, oluşturmak. Düşünmek. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak.

 

Maden : Uyuşturucu, esrar, eroin. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Bu mineralden yapılmış. Metal. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Maden ocağı veya maden işletmesi. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse.

Gedik : Eksik dişli. Güçlük, güç durum. Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Boşluk, eksiklik. Dağ geçidi.

Diğer dillerde İmtiyaz anlamı nedir?

İngilizce'de İmtiyaz ne demek? : n. privilege, concession, grant, franchise, prerogative, faculty, royalty

Fransızca'da İmtiyaz : concession [la], distinction [la], prérogative [la], privilège [le]

Almanca'da İmtiyaz : n. Berechtigung, Konzession, Privileg

Rusça'da İmtiyaz : n. преимущество (N), льгота (F), концессия (F)