Preservative türkçesi Preservative nedir
- Katkı maddesi.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Gıdaların bozulmasını önleyerek raf ömürlerinin uzamasını sağlayan madde, konservatif, protektif.
- Koruyucu.
- Bozulmayı önleyici.
- Yiyeceklerin bozulmasını önleyici kimyasal madde.
Preservative ile ilgili cümleler
English: I like the yogurt without preservatives.
Turkish: Koruyucu maddeleri olmayan yoğurdu severim.
English: Sodium benzoate is a very common food preservative.
Turkish: Sodyum benzoat çok yaygın bir gıda koruyucusudur.
Preservative ingilizcede ne demek, Preservative nerede nasıl kullanılır?
Preservatives : Koruyucular. Bozulmayı önleyici madde. Koruyucu şey. Koruma maddeleri. Koruyucu madde. Koruyucu maddeler. Prezervatif.
Chemical preservatives : Kimyasal koruyucular. Kimyasal koruyucu. Yemlerde bakteri ve mantar gibi mikroorganizmaların gelişmelerini önlemek, oksijene karsı duyarlı maddeleri korumak gibi amaçlarla kullanılan, askorbik asit, bütil hidroksi anizol, kalsiyum propiyonat, sodyum propiyonat, sodyum sülfit, sorbik asit, tokoferoller gibi kimyasal maddeler.
Food preservatives : Gıda koruyucu maddeler. Gıdaların bozulmasını önleyen veya yavaşlatan gıda katkı maddeleri.
Preservation : Kentlerin belli kesimlerinde yer alan çağbilimsel ve yapıtasarcılık değerleri yüksek yapıtlarla, anıtların ve doğa güzelliklerin -kentte bugün yaşayanlar gibi- gelecek kuşakların da yararlanması için her türlü yıkıcı, saldırgan ve dokuncalı eylemler karşısında güvence altına alınması. bk. çevre korunması. Korunum. Korunma. Saklama. Filmin bozulmasını önlemek amacıyla alınan önlemlerin tümü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Saklanma. Koruma. Muhafaza. Konserve yapma.
Preservation of environment : Çevre korunması. Doğa değerlerinin, çağbilim ve yapıtasarcılık yapıtlarının ekinsel ve ekonomik değerini artırdığı yerlerin, kamu kuruluşlarının koruyucu ve geliştirici yönelti ve izlencelerine konu yapılması. bk. çevrel denetim.
Preservations : Saklanma. Koruma. Korunma. Muhafaza. Konserve yapma. Saklama. Korunum.
Preservationists : Korumacı.
Law of preservation of mass : Kütlenin korunumu yasası. Kütlenin sabit olduğunu ve bu maddenin yaratılamadığını veya yok edilemediğini belirten kanun.
Law of preservation of energy : Enerjinin kaybolmadığı veya elde edilmediğini sadece şekil değiştirdiğini beliren ilke. Enerji korunumu yasası.
Self preservation : Kendini savunma. Nefsini koruma. Kendini koruma.
İngilizce Preservative Türkçe anlamı, Preservative eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Preservative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dopant : Katkılayıcı.
Spice : Bahar katmak. Baharat. Heyecanlı hale getirmek. Bahar. Tat. İlginçleştirmek. Çeşni katmak. Baharat katmak. Heyecan katmak. Çeşni.
Defensor : Kayyım. Koruyan. Müdafaa eden kimse. Avukat. Vasi. Savunucu. Müdafi. Himaye eden kimse. Savunan.
A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.
Contraceptive : Gebelik önleyici. Gebeliği önleyici (hap veya alet). Doğum kontrol aleti. Kontraseptif. Doğum kontrolü sağlayan. Gebeliği önleyici ilaç veya araç. Gebeliği önleyici. Gebelikten koruyucu.
Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.
Caretaker : Hademe. Kapıcı. Ev bekçisi. Temizlik görevlisi. Bekçi. Yönetici. Bekçi (sahibi yokken malikane veya ev vb'ne bakan). Bakıcı. Odacı.
Demulcents : Müsekkin. Teskin edici. Demulsent. Yatıştırıcı.
A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.
Additives : Katıklar. Katkı. Katkı maddeleri. Katkılar.
Preservative synonyms : abdominal pain, a amplitude mod, abaxial, extender, abattoir, abdominal ovariectomy, abdominal distention, defensive, chemical compound, a dna, ingredient, custodians, a c deformity, abdominal palpation, protective, bodyguard, custos, dope additive, abdomen, conservative, conservator, a clay, supplement, demulcent, a c syndrom, custodian, additive, addition agent, conservators, filler, face shield, conserving, admixture.
Preservative zıt anlamlı kelimeler, Preservative kelime anlamı
Preservative antonyms : unprotective.
Preservative ingilizce tanımı, definition of Preservative
Preservative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having the power or quality of preserving. That which preserves, or has the power of preserving. Tending to preserve, or to keep from injury, decay, etc. A presevative agent.

Bu kısımda Preservative kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Preservative ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Preservative anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Preservative ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.