Price list türkçesi Price list nedir
- Fiyat cetveli.
- Tarife.
- Borsa kur cetveli.
- Fiyat listesi.
Price list ile ilgili cümleler
English: Please show me your price list.
Turkish: Lütfen bana fiyat listeni göster.
Price list ingilizcede ne demek, Price list nerede nasıl kullanılır?
Price : Bedel. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Rüşvet. Fiyat. Karşılık. Fiyat koymak. Paha. Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı, diğer bir deyişle bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörünün parasal değeri. Ücret.
List : Bordro. Listeye yazmak. Geminin yan yatması. Liste. Kaydetmek. Listelemek. Bankalarda her tür belgelerin, ya da belgit, para ve türlü değerlerin ayrıntılarını gösteren çizelge. Yana yatmak. Yan yatmak. Listesini yapmak.
Price and support information : Ücret ve destek bilgisi.
Price appreciation : Satağa yeni sürülen bir mala satış ederi koyma, satılacak mala, tümdeğer göz önünde tutularak değer biçme. Fiyat biçme. Eder biçme. Fiyat takdiri.
Price awareness : Fiyat bilinci. Alıcıların satın alacakları mallar ve bu mallara alternatif malların fiyatları hakkında sahip oldukları bilgi düzeyi.
Price band : Fiyat aralığı. Taşınır değerler borsasında hisse senedinin bir seansta belirlenen en alt ve en üst fiyat düzeyleri. bir malın fiyatının perakende ya da toptan satış biçimine göre belirli bir aralıkta olması.
İngilizce Price list Türkçe anlamı, Price list eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Price list ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Tabular standard : Fiyat standart tablosu. Çizelge standardı.
Statements : Rapor. Beyan. Açıklama. Demeç. Bilanço. Bildirme. İfade. Söz.
Tariffs : Gümrük. Gümrük vergisi. Tarifeler. Gümrük tarifeleri.
Price index : Fiyat endeksi. Fiyat indeksi. Fiyat göstergesi. Fiyat dizini. Bir mal sepetindeki fiyatların belli bir temel döneme göre ne yönde ve oranda değiştiğini gösteren dizin.
Receipt : Hasılat. Makbuz vermek. Fış. Fiş. Alınma (mektup vb.). Tahsilat. Reçete. Kazanç. Alınma.
Instructions : Talimatname. Direktif. Düzerge. Talimatlar. Yönerge. Bilgi. Direktifler. Açıklama. Bir işlem ya da gidişe ilişkin düzenleyici ve bilgi verici yöneltmeler, bk. yönerge.
Recipe : Yemek. Yemek tarifesi. Yemek tarifi. Formül. Çare. Tertip. Çözüm. Yöntem. Tarifi.
Recipes : Reçete. Yemek tarifi. Reçeteler. Yemek tarifleri.
Prospectuses : Prospektüs. Tanıtıcı broşür (ingiliz ingilizcesi). Proje.
Receipts : Yemek tarifi. Alınma (mektup vb.). Kazanç. Alındı. Fiş. Alma. Gelirler. Gelir. Okundu bilgisi.
Price list synonyms : scale of charges, tariff, scale, rates, scroll, prospectus, statement, directions.

Bu kısımda Price list kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Price list ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Price list anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Price list ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.