Statements türkçesi Statements nedir
Statements ile ilgili cümleler
English: Both statements could be true.
Turkish: Her iki açıklama da doğru olabilir.
English: Those are true statements.
Turkish: Bunlar gerçek ifadeler.
English: Kathleen's statements turned out to be true.
Turkish: Kathleen'in ifadelerinin gerçek olduğu çıktı.
English: Your statements contradict each other.
Turkish: İfadelerin birbiriyle çelişiyor.
Statements ingilizcede ne demek, Statements nerede nasıl kullanılır?
Financial statements adjustment : Enflasyonun yükselişinide içine alacak şekilde finansal kayıtların gösterilmesi. Finansal durum ayarlaması veya düzeltmesi.
Comparative statements : Karşılaştırmalı finansal tablolar.
Consolidated financial statements : Konsolide finansal tablolar. Konsolide mali durum tabloları. Konsolide mali tablolar.
Financial statements : Finansal beyanlar. Mali tablolar. Finansal tablolar. Mali durum tabloları. Bilanço.
Misstatements : Yanlış ifade. Yalan ifade.
Statement of charges : Ödetme belgesi. Zimmet listesi.
Statement of affairs : İflas bilançosu. Pasif ve öz sermaye bilançosu.
Overstatements : Abartma. Şişirme. Mübalağa. Mübalağalı söz. Abartı.
Statement of an account : Ticari ilişkide bulunan kişi ya da kuruluşların belirli dönemlerde hazırladıkları karşılıklı borç ve alacaklarını gösteren belge. bankanın hesap veya kredi kartı sahibine gün, hafta, ay, yıl gibi belirli dönemler itibariyle kendiliğinden ya da hesap sahibinin istemi üzerine verdiği hesap hareketlerini gösteren belge. Hesap özeti.
Statement of account : Çekilen veya yatırılan para karşılığında bankanın verdiği belge. kapatılan bir hesaptan yapılan indirim. bir hesabın denkleştirme işlemleri yapıldıktan sonra borçlu tarafın alacaklıya ödeyeceği tutar. Hesap ekstresi. Dekont. Hesap durumu. Hesap özeti. Hesap beyanı.
İngilizce Statements Türkçe anlamı, Statements eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Statements ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Deposition : Tanıklık etme. Yeminli ifade verme. Yargı yerinde dava konusu üzerinde sorulanları cevaplama, bildiklerini söyleme. Akarsuların taşıdıkları çakıllarla karışık kum ve kil gibi özdekleri koyakların tabanlarına, kıyı ve dağ eteği ovalarına, sığ deniz ve göl çukurlarına yığmaları olayı. Yeminli tanıklık. Depozito verme. Tahttan indirme. Tortulaşma. Tanıklık.
Discovery : İfşaat. Keşif. Buluş. Ortaya çıkarma. Bulunuş. Bulgu. Meydana çıkarma.
Forecasting : Zaman serilerinde gelecek yıllara ait tahmin. Kestirim. Tahmin yapma. Öngörme. Önceden tahmin etme. Önceden haber verme. Tahmin etme. Tahmin. Kestirmek.
Commentary : Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir konuyu, bir sorunu ya da bir yazıyı ayrıntılarına değin gözden geçirerek anlatma, yorumlama ve çözümleme işi. Açımlama. Bir filmin görüntülerini açıklamak amacıyla yapılan konuşma. Tefsir. Yorumlama. Anlaşılması özel bir dikkat isteyen ya da herkese özdeş anlamda anlaşılması gereken bir yapıtın, uzmanınca notlar eklenerek anlaşılır duruma getirilmesi. Anlatma. Nakil.
Indicatives : Gösterici. Gösterge. Haber kipi. Bildirme kipi. Belirten. Gösteren. Belirtici. Belirleyici.
Formula : Bir kavram, işlem ya da değerin simgesel anlatımı ya da eşitliği. Kalıp. Yazım. Çözüm. Bağıntı. Kural. Boş ve anlamsız sözcükler. Reçete. Kaide. Tertip.
Clincher : Kenetlenmek. Düğüm noktası. Sorunu kökünden çözen tartışma. Perçin makinesi. Son nokta. Perçinleme çivisi.
Asseverations : Tanığın söylediklerinin gerçek olduğunu vicdanen temin etmesi. Bildiri. İddia.
Exposition : Oyunun öyküsünü anlaşılabilir kılmak için verilen ek bilgi. seyircilere, kişiler, çevre, daha önceki olaylar üzerine verilen bilgiler. Fuar. İzahat. Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır. Anlatım. Sunukluk. İzah. Sergi.
Assurances : Kendinden eminlik. Kendine güvenme. Temin. Güven. Sigorta. İtimat. Kendine çok güvenme. Güvence. İtikat.
Statements synonyms : explicandum, value statement, explanans, explanandum, counterargument, specious argument, determining factor, cautious statement, verbal description, connotations, price list, foretelling, qualification, information, emoticon, scroll, depositions, bidding, avowal, prospectuses, truth, prognostication, determiner, rhetorical question, input, assertions, dixit, content, clarification, commitment, misstatement, engagement, commentation.
Statements zıt anlamlı kelimeler, Statements kelime anlamı
Falsehood : Yalan söyleme. Gerçek dışılık. Sahtelik. Temele dayanmayış. Yalan. Yalancılık.
Overstatement : Mübalağalı söz. Şişirme. Mübalağa. Abartma. Abartı.
Truth : Doğruluk. Esas hakikat. Herkesin bildiği gerçek. Sıhhat. Temel hakikat. Sadakat. Filvaki. Gerçekliğin, düşüncede gerçeğe uygun biçimde yansıması. Şeniyyet. Gerçek durum.
Statements antonyms : pro, con.

Bu kısımda Statements kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Statements ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Statements anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Statements ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.