Primary glaucoma türkçesi Primary glaucoma nedir

  • Gözdeki başka bir lezyona veya hastalığa bağlı olmaksızın filtrasyon açısının yapılış bozukluğuna bağlı olarak biçimlenen göz içi basıncın artması.
  • Birincil glokom.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Primary glaucoma ingilizcede ne demek, Primary glaucoma nerede nasıl kullanılır?

Primary : Başyıldız. Baş. Ana. En önemli. Birinci. Bilgisayar, biyoloji, uzay, kimya alanlarında kullanılır. Primer. İlk. Ana renk. En başta gelen.

Glaucoma : Karasu. Göz sıvısının üretimindeki artıştan veya yeterince uzaklaştırılamamasından kaynaklanan, göz içi basıncında uzun süren artışıyla belirgin göz sinirinin zedelenmesine ve görme bozukluğuna neden olabilen patofizyolojik değişim, karasu. Glokom. Bir göz hastalığı. Glokom hastalığı. Gözün glokom hastalığı. Glakom.

Primary abilities : Birincil beceriler. Anlak bileşenlerinin sayısını azaltmak üzere etken çözümlemesiyle birbirinden ayrılan ve anlağı oluşturduğu varsayılan başlıca etkenler. Temel yetenekler.

Primary acanthosis nigricans : Esas olarak bir yaşından küçük dachshund ırkı köpeklerde kesin olarak bilinmeyen sebeplerle biçimlenen, kalıtsal olduğu kabul edilen akantozis nigrikans, idiopatik akantozis nigrikans. Birincil akantozis nigrikans.

Primary active transport : Birincil aktif taşınım. Hücre zarında, bir maddenin az yoğun ortamdan çok yoğun ortama, taşıyıcı aracılığıyla ve atp’ den enerji sağlanmak suretiyle taşınması.

 

Primary alcohol : Genel formülleri r-ch2oh olarak gösterilen ve işlevsel kökün (-oh) bağlı olduğu karbona bir alkil ve iki hidrojen bağlanmış alkol. örn. propan-1-ol, c2h5-ch2-oh. Birincil alkol. Primer alkol. Birinci alkol.

İngilizce Primary glaucoma Türkçe anlamı, Primary glaucoma eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primary glaucoma ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abaxial : Abaksiyal. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

 

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Primary glaucoma synonyms : abdominal fat necrosis, a dna, abattoir, a clay, a band, abdomen.