Primitive goods türkçesi Primitive goods nedir
- Birincil mallar.
- Bk. birincil mallar miktarının çok olması dolayısıyla fiyatı çok düşük olan mallar.
- İktisat alanında kullanılır.
- Tarım ve madencilik kesimlerince doğal kaynakların doğrudan doğruya kullanılmasıyla üretilen işlenmemiş ya da yarı işlenmiş mallar.
- İlkel mallar.
Primitive goods ingilizcede ne demek, Primitive goods nerede nasıl kullanılır?
Primitive : İlk insan. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. Yapmacıksız ve kendi kendini yetiştirmiş ressam. Evvelki. Pirimitif. Basit. İlk, ilkel, özgün. İlkel. İlk.
Goods : Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mal. Mamul. Gümrük mevzuatı kapsamında anılan her türlü madde. Doyumsuzluk varsayımının geçerli olduğu, diğer bir deyişle daha çok malın daha azına tercih edildiği mallar. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne. geniş anlamda, insan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan mal ve hizmetler. bk. eşya. Gümrük sınırından geçirilen her türlü canlı, cansız nesne ve değer. Ürün. İyi mallar. Emtia.
Primitive accumulation : İlk birikim. İlkel birikim. Üretim araçlarının emekten ve üreticiden ayrılmasıyla sermayenin tarihsel doğuşunu hazırlayan, emeği ücretli emeğe dönüştürerek sermayeye bağımlı kılan, kapitalist üretim için gerekli temeli sağlayan ve karl marx tarafından tanımlanan tarihsel süreç. İlkel birikme.
Primitive architecture : Damsız kulübelerden, direkler üzerine kurulan barakalara; tek duvardan ibaret gölgeliklerden, içinde yüzlerce kişiyi barındıran büyük evlere; mağaralardan çadır-evlere; bunların yanı sıra teknik bakımdan kusursuz, güzelduyusal yönden değerli olan yapılara kadar değişen bir tablo gösteren; toprak, çamur, ahşap, taş, kerpiç, kiremit, ağaç kabuğu, deri, post, çayır, yaprak, sarmaşık vb. gereçlerle yapılan barınak, yapı, ev ve konutların tümü. İlkel mimarlık.
Primitive art : İlkel sanat. İlkellerin, güzelduyusal amaçtan çok dinsel ve toplumsal amaca yönelik, görevsel nitelikteki sanatı.
Primitive cell : Kristal bileşimindeki bütün atom türlerinin, olanaklı bütün yerlerini aldıkları ve içinde bütün bakışım özelliklerinin bulunduğu en küçük ağcık. İlkel göze.
İngilizce Primitive goods Türkçe anlamı, Primitive goods eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Primitive goods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Primitive goods synonyms : abnormal budget, primary comodities, ability to pay principle, abnormal budget expenditures, a pass through certificate, abnormal budget receipts, a type mutual funds, primary goods.

Bu kısımda Primitive goods kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Primitive goods ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Primitive goods anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Primitive goods ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.