Prog türkçesi Prog nedir

  • Disiplini sağlamak.
  • Dava vekili.
  • Yiyecek (gezi için).
  • Üniversitede disiplin görevlisi.
  • Disiplin görevlisi.

Prog ile ilgili cümleler

English: Ali got good at programming in JavaScript.
Turkish: Ali JavaScript programlamada iyileşti.

English: Adobe and Apple both have top-notch video editing programs.
Turkish: Hem Adobe'nin hem de Apple'ın üst seviye düzenleme programları var.

English: A police investigation is in progress.
Turkish: Bir polis soruşturması devam ediyor.

English: A thorough investigation is now in progress.
Turkish: Şimdi kapsamlı bir soruşturma devam ediyor.

English: Ali doesn't know anything about computer programming.
Turkish: Ali bilgisayar programlama hakkında bir şey bilmiyor.

Prog ingilizcede ne demek, Prog nerede nasıl kullanılır?

Progeneration : Üreme. Baba olma.

Progenesis : Projenez. Gametlerin olgunlaşması. larvalarda görülene neoteni adı verilir. Progenezis.

Progenies : Soy. Döl. Kuşak. Torunlar. Çocuklar. Sülale. Yavrular. Ürün. Nesil. Evlatlar.

Progenitive : Ürün verebilen. Ürün verme ile ilgili.

Progenitor : Ata. Öncül. Önce gelen kimse (pol.). Orijinal nüsha. Dede. Önce gelen kimse. Cet.

Progeny virus : Yavru virüs. Virüs çoğalma adımlarını takiben enfekte hücrede üretilen yeni nesil virüs.

 

Progeny : Döl. Evlatlar. Çocuklar. Kuşak. Torunlar. Nesil. Sülale. Ürün. Soy. Yavrular.

Progestational hormone analogs : Progesteron hormon anologları. Doğal progesteronlardan farklı kimyasal yapıda olmasına rağmen progesteron etkinliği gösteren maddeler, progestin analogları.

Progeny testing : Özellikle erkek damızlıkların seçiminde önem taşıyan ve bir hayvanın genotipik değerini yavrularının fenotipik değeri yardımıyla tahmin etmek için kullanılan bir seleksiyon yöntemi, projeni test. Projeni test. Döl kontrolü. Genetik test. Yavru ortalamalarına göre seleksiyon.

Progeniture : Zürriyet. Meydana getirme. Döl.

İngilizce Prog Türkçe anlamı, Prog eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prog ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nudge : Sürükle. Hafifçe dürtme. İtelemek. Dirsekle dürtmek. Dürtüklemek. Dirsek ile dürtmek. Dürtmek. Hafifçe dürtmek. Dirseklemek. Dürtme.

Proctor : Sınavda gözetmenlik yapmak. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Sınav gözetmenliği yapmak. Sınav gözetmeni. Hukuk danışmanı. Birdem disiplin sorumlusu. Minnesota eyaletinde şehir.

Castigators : Cezalandırıcı. Azarlayan kimse.

Attorneys : Avukat. Avukatlar. Vekil.

Push : Devam etmek. Basmak. Baskı yapmak. İtme. Destek. Uğraşmak. Basmak (düğme vb'ne). Çaba. Yaklaşmak (yaş). Bastırmak.

General practitioner : Pratisyen doktor. Pratisyen. Stajyer avukat. Pratisyen hekim.

Pleaders : Savunucu. Savunma vekili. Avukat. Dava savunucusu.

Case lawyer : Avukat.

Elbow : Dirsek. Dirsekle dürtmek. Dirsek atmak. Dirseklemek.

Prog synonyms : poke at, barrister at law, proctoring, counsellor at law, barr, counselor at law, attorney at law, proctors, castigator, legal practitioner, attorney, lawyer, proctored, pleader, force, progs, barristers, barrister, jog, atty.

 

Prog zıt anlamlı kelimeler, Prog kelime anlamı

Anti : Karşı olan kimse. Muhalif. Aykırı. Zıt. Karşıt. Karşı, zıt. Karşı. Anti. Aksi.

Pull : Hareket etmek. Çevirmek (iş). Etki. Zorlu tırmanış. Gelmek. Yudum. Fırt. Çekiş. Çekme. Girmek.

Prog ingilizce tanımı, definition of Prog

Prog kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Victuals of any kind. To wander about and beg. Food. Supplies. Victuals got by begging, or vagrancy. To seek for advantage by mean shift or tricks. To seek food or other supplies by low arts.