Programlanmak nedir, Programlanmak ne demek

  • Programlı duruma gelmek, programa bağlanmak

Programlanmak anlamı, kısaca tanımı:

Program : Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. İzlence.

Programlı : Programı olan. Programa bağlanmış, belli bir programa göre düzenlenmiş.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Gelme : Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi. Yetişme.

Bağlanmak : Yalnızca belli bir işle uğraşmak. Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak. Bağlama işine konu olmak. Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek. Beklenen şey elde edilmez olmak. Sevmek, içten bağlı olmak.

 

Gelmek : İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Kazanılmak, sağlanılmak. Uymak. Biriyle birlikte gitmek. Çıkmak, yönelmek. Ulaşmak, varmak. Kadar olmak. Olmak, -e uğramak. Mal olmak. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Dayanmak, tahammül etmek. İzlemek, takip etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Sonuç çıkmak. Düşmek, rast gelmek. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Görünmek, sanılmak. Katılmak, eklenmek. Uygun düşmek. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Başlamak, ortaya çıkmak. Belli bir süre dolmak. İsabet etmek. Türemek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Getirmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Akmak. Belli bir zamana ulaşmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur.