Prohibits türkçesi Prohibits nedir

Prohibits ile ilgili cümleler

English: The school's dress code prohibits dyeing your hair a non-natural color.
Turkish: Okulun kıyafet kodu saçınızı doğal olmayan bir rengi boyamanızı yasaklıyor.

English: The government prohibits us from carrying guns without a license.
Turkish: Hükümet, ruhsatsız silah taşımaktan bizi men ediyor.

English: Every religion prohibits murder.
Turkish: Her din cinayeti yasaklar.

English: The law prohibits minors from smoking.
Turkish: Kanun, reşit olmayanların sigara içmesini yasaklıyor.

Prohibits ingilizcede ne demek, Prohibits nerede nasıl kullanılır?

Prohibit : Engel olmak. Önlemek. Yasak etmek. Men etmek. Önüne geçmek. Olanak vermemek. Menetmek. Yasaklamak.

Prohibited : Önüne geçmek. Yasak edilmiş. Önlemek. Yasak etmek. Menetmek. Yasak. Engel olmak. Yasaklanmış. Yasaklamak. Olanak vermemek.

Prohibiter : Yasaklayıcı. Engelleyici.

Prohibiting : Yasaklama. Olanak vermemek. Önüne geçmek. Menetmek. Engel olmak. Yasaklamak. Önlemek. Yasak etmek.

Prohibition : Yasak. Nehiy. Kadağan. Yasaklanma. Yasak emri. İçki yasağı (amer.tar.). İçki yasağı. Yasaklama emri. Yasaklama.

Prohibition of stopping : Durma yasağı.

 

Prohibition of forced working : Anayasa ve iş yasasında belirtilen dayanaklara göre kişinin ve işçinin zorlama yolu ile çalıştırılmaması. Zorla çalıştırma yasağı.

Prohibitionist : İçki yasağı yanlısı (amer.tar.). İçki düşmanı. İçki yasağı taraftarı. İçki yasağı yanlısı.

Prohibitionists : İçki yasağı yanlısı. İçki yasağı yanlısı (amer.tar.). İçki yasağı taraftarı.

Prohibition of incest : Sililiksizlik yasağı. Dar anlamda bacı kardeş, geniş anlamda kandaş ya da hısım akraba arasındaki cinsel ilişki ve evlenme yasağı. Her toplumun kendi anlayışına göre, dirimbilimsel akraba olarak nitelediği erkekle dişi arasındaki evlilik ve evlilik dışı ilişkileri yasaklaması, bk. sililiksizlik, dirimbilimsel akraba, krş. sakınma. Yakınlararası cinsel ilişki yasağı.

İngilizce Prohibits Türkçe anlamı, Prohibits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prohibits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arrest : Gelen kimse. Yakalamak. Çekmek. Götürmek. Durdurmak. Önünü almak. El koymak. Çekmek (dikkat). Kesmek. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Get ahead of somebody : İleri olmak.

Bind : Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz. Zorunlu bırakmak. Ciltlemek. Biraraya getirmek. Yan çapraz. Raptetmek. Tutmak. Tutturmak. Fazla sıkmak. Donmak (beton).

Anathematizes : Kınamak. Lanetlemek. Aforoz etmek. Kiliseden aforoz etmek. Afaroz etmek.

Criminalise : Yasadışı olarak duyurmak. Suçlu ilan etmek. İllegal ilan etmek. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Mücrimleştirmek. Yasadışı yapmak. Yasa dışı olduğunu beyan etmek. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Suçlu muamelesi yapmak.

 

Constrains : Mecbur etmek. Engellemek. İcbar etmek. Tutmak. Bağlamak. Sınırlamak. Zorlamak. Baskı yapmak. Alıkoymak.

Proscribing : Kanun dışı ilan etmek. Medeni haklardan yoksun bırakmak. Sürgüne yollamak. Yasal haklardan mahrum etmek. Lağvetmek. Medeni haklarını elinden almak.

Cramp : Engel. Gelişimi engellemek. Mengene. Krampon. Kısıtlamak. Sınırlandırmak. Tıkıştırmak. Sınırlı tutmak.

Anathematise : Kiliseden aforoz etmek. Yasaklamak (ayrıca anathematize). Kınamak. Aforoz etmek. Lanetlemek.

Called off : Sona erdirmek. Durma emri vermek. Yüksek sesle okumak. İptal etmek. Sınırlamak. Listeden yüksek sesle okumak. Son vermek. Söylemek. Feshetmek.

Prohibits synonyms : proscribed, clamp down on, debars, incapacitates, precluding, blanketed, prohibit, criminalize, precludes, balking, circumvented, preclude, balks, debarred, bar, avoided, forbid, circumvents, interdict, command, illegalize, illegal, disable, blankets, baffle, binds, obviating, veto, head off, disallow, anathematizing, forestalling, censor.

Prohibits zıt anlamlı kelimeler, Prohibits kelime anlamı

Decriminalize : Decriminalise. Suç olmaktan çıkarmak. Yasallaştırmak. Bir şeyi yasal yapmak (örneğin, esrar).

Legalize : Meşru kılmak. Kanunlaştırmak. Hukukileştirmek. Yasallık kazanmak. Onaylamak. Kanuni kılmak. İmza vb mahkemece tasdiki. Yasal hale getirmek. Meşrulaştırmak. Yasallaştırmak.

Allow : Kabul etmek. Müsaade etmek. Hesaba katmak. Koyvermek. Düşünmek. Hoş görmek. Fikrinde olmak. Vermek. Göz önüne almak. Sağlamak.

Prohibits antonyms : decriminalise, permit, legal.