Proscenia türkçesi Proscenia nedir

Proscenia ingilizcede ne demek, Proscenia nerede nasıl kullanılır?

Proscenium : Çerçeve sahneli tiyatrolarda sahneyi seyirciye açıp kapayan perdenin önü. Perde önü.

Proscenium arch : Perde yerindeki kemer. Çerçeve. Çerçeve sahneli tiyatroda sahnenin ağzını çevreleyen çerçeve.

Proscenium batten : Çerçeve dizi ışıkları. Sahne çerçevesinin iç yüzünde, yukarıda, sağ ve sol yanlardaki dizi ışıtaçların tümü.

Proscenium opening : Sahnenin seyirciye açılan çerçeve içinde kalan görüngüsü. Sahne ağzı.

Prosceniums : Prosenyum. Önsahne. Perde önü. Sahne önü.

Proscribe : Sürgüne yollamak. Yasal haklardan mahrum etmek. Yasaklamak. Kanun dışı ilan etmek. Lağvetmek. Yasak etmek. Medeni haklardan yoksun bırakmak. Medeni haklarını elinden almak.

Proscriptive : Yasak eden. Yasaklı. Kısıtlayıcı. Yasak. Yasaklayan. Yasaklayıcı.

Proscription : İlga. Yasak etme. Yasaklama. Sürgüne gönderme.

Proscribes : Lağvetmek. Kanun dışı ilan etmek. Medeni haklardan yoksun bırakmak. Yasal haklardan mahrum etmek. Sürgüne yollamak. Yasak etmek. Yasaklamak. Medeni haklarını elinden almak.

Proscribing : Kanun dışı ilan etmek. Medeni haklardan yoksun bırakmak. Yasak etmek. Medeni haklarını elinden almak. Lağvetmek. Yasaklamak. Yasal haklardan mahrum etmek. Sürgüne yollamak.

 

İngilizce Proscenia Türkçe anlamı, Proscenia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proscenia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Footlights : Sahnenin önündeki ışıklar. Sahne ışıkları. Yer dizi lambaları. İşlik düzlüğünün tabanına, görünçlüğü önden aydınlatacak biçimde yerleştirilen bir dizi ışıtaç. Sahnenin önünde yerde bulunan ışıtaçlar. bunlar bugünkü tiyatrolardan kaldırılmıştır. Ramp ışıkları. Tiyatro mesleği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Taban ışıtaçları. Taban lambaları.

Stage : Görünçlük. Radyo ya da televizyon almacındaki çeşitli elektronik birlikleri belirten terim. Tertip etmek. Aşama. Tiyatroculuk. Sahneye konmaya elverişli olmak. Tiyatro sahnesi. Yönlendirmek. Evre. Sahneye koymak.

Prosceniums : Önsahne. Prosenyum.

Theater stage : Tiyatro sahnesi.

Wall : Baraj. Sur. Set. Tarih, jeoloji alanlarında kullanılır. Çeper. Ayırmak. Bir yarığın yan duvarları. Cidar. Duvar. Kocaduvar.

Apron : Peştamal. Ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Ayrıntı çizelgesi. Koruyucu kapak. Göğüslük. Çerçeve sahnenin önünde bulunan bir ile iki metre arasında genişliği olan çıkıntı. Tavan çıkıntısı. Önlük. Öndüzey (ön sahne) üzerindeki çıkıntı. Ön sahne üzerindeki çıkıntı.

Downstage : Sahne önüne doğru. Çerçeve sahneli tiyatroda oyun düzeyinin seyirciye en yakın olan kesimi. Sahne aşağısı. Sahnenin önü. Sahnenin seyirciye yakın olan ön bölümü.

Forestage : Çerçeve sahnenin önünde bulunan bir ile iki metre arasında genişliği olan çıkıntı. Önsahne.

Proscenium : Çerçeve sahneli tiyatrolarda sahneyi seyirciye açıp kapayan perdenin önü.

Proscenium arch : Çerçeve. Perde yerindeki kemer. Çerçeve sahneli tiyatroda sahnenin ağzını çevreleyen çerçeve.

Proscenia synonyms : prompt box, prompter's box, theatre stage, proscenium wall.