Prostaglandin e2 nedir, Prostaglandin e2 ne demek
Prostaglandin e2; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
[prostaglandin E2] Vücutta, PGH 2 üzerine PGE sentaz enziminin etkisiyle oluşan, damar genişletici, trombositlerin kümeleşmesini engelleyici, solunum yolları düz kaslarını gevşetici etkili ve ayrıca, inek, koyun ve domuzda sarı cismin erimesini engelleyici etkiye sahip olan prostaglandin türevi bir bileşik, PGE2. Düz kasları gevşetici özelliğinden yararlanılarak doğum öncesi serviks uterinin yeterli açılamadığı durumlarda serviks genişleticisi olarak kullanılır.
Prostaglandin e2 anlamı, kısaca tanımı
Prostaglandin : Basit proteinler
Serviks uteri : Döl yatağı boynu.
Engelleyici : Engelleme özelliği olan (kimse veya şey). Depolanan benzinlerde gazlaşmayı, yağlama yağlarındaki renk değişimini, türbin yakıtlarında korozyonun istenmeyen etkilerini önleme veya geciktirme ve benzerleri amaçlar için kullanılan, petrol ürünlerinde doğal olarak bulunan veya çok küçük oranlarda sonradan katılan bir madde, önleyici, inhibitör. Bir faaliyeti ya da olayı kontrol eden ya da engelleyen herhangi bir madde. İnhibitör. Tezgenin çalışmasını önleyerek, tepkime hızını azaltan katışkı. Bir faliyeti veya olayı kontrol eden veya önleyen madde, inhibitör. [Bakınız: eğretileme].
Kümeleşme : Kümeleşmek işi.
Trombosit : Kan pulcuğu. [Bakınız: kan pulcuğu]. [Bakınız: plâket].
Genişlet : Yönetmenin, alıcı yönetmenine alıcının yerini değiştirmeksizin daha geniş açılı mercek kullanması için verdiği komut.
Düz kas : İç organların hareketini sağlayan ve istemsiz olarak çalışan, demetler hâlinde, uzun, iğ biçimli, tek çekirdekli kas hücrelerinin bağ dokusu içinde meydana getirdiği kas tipi. İç organların hareketini sağlayan ve istemsiz çalışan, demetler biçiminde, uzun, iğ biçimli, tek çekirdekli kas hücrelerinin bağ dokusu içinde meydana getirdiği kas tipi. Çoğunlukla iç organ ve damar duvarlarında bulunan, çizgi göstermeyen, istemsiz çalışan, otonom sinirlerle idare edilen ve organizmanın iç ortamındaki değişikliklere reaksiyon göstermekle görevli olan bir kas dokusu tipi. Viseral ve çok birimli düz kas olmak üzere iki tipi vardır. Demetler halindeki uzun, iğ biçimi kas gözelerinin bağ dokusu içinde çeşitli yönlerde dağılmasiyle meydana gelmiş olup iç organların hareketlerini sağlayan ve çalışması istemsiz olan bir kas tipidir. bk çizgili kas.
Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.
Açılama : Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
Yeterli : Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli. Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan. Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan.
Serviks : Bir organın boynu ya da dar ağzı. Uterusun vajina üzerindeki boynu. Boyun.
Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.
Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.
Etkili : Etkisi olan, tesirli, müessir, patetik.
Kümele : İçine ot konulan kulübe, barınak. Bostan ve bağ bekçisinin kulübesi. Çadır.
Sentaz : [Bakınız: liyaz]. Nükleosit trifosfatları enerji kaynağı olarak kullanmayan ve moleküllerin birbirine bağlanması reaksiyonlarını katalize eden enzim.
Ayrıca : Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.
Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.
Türev : Türemiş ya da üretilmiş şey. Değişken artması sıfıra giderken, fonksiyonun artmasının değişken artmasına oranının limiti. Yapım ekiyle kurulmuş kelime, müştak: Sev-gi, sev-in-mek, göz-lük gibi. Bir madde üzerinde yapılmış olan kimyasal işlemler sonucu elde edilen bir başka madde.
Diğer dillerde Prostaglandin e2 anlamı nedir?
İngilizce'de Prostaglandin e2 ne demek ? : prostaglandin e2

Bu kısımda Prostaglandin e2 nedir? Prostaglandin e2 ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Prostaglandin e2 tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Prostaglandin e2 hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.