Prostrating türkçesi Prostrating nedir

  • Yormak.
  • Perişan etmek.
  • Yere yatırmak.
  • Halsiz bırakmak.
  • Yere sermek.

Prostrating ingilizcede ne demek, Prostrating nerede nasıl kullanılır?

Prostration : Halsizlik. Bezginlik. Yere yatma. Yerlere kapanma. Yorgunluk. Güneş çarpması. Bitkinlik. Güneş yorulması. Dermansızlık. Secde.

Prostrations : Yerlere kapanma. Bitkinlik. Yere kapanma. Güneş çarpması. Yere serme. Bezginlik. Yere yatma. Güneş yorulması. Secde. Halsizlik.

Heat prostration : Güneş yorulması. Güneş çarpması. Sıcak çarpması.

Nervous prostration : Nevrasteni. Sinir bozukluğu. Sinir argınlığı.

Prostrate : Yere kapanmak. Secdeye yatmak. Yere yıkmak. Ayağına kapanmış. Halsiz. Yormak. Yüzükoyun yatmış. Bitkin. Bezginlik. Yüzükoyun yatırmak.

Fall prostrate : Yüzükoyun kapaklanmak. Yüzüstü düşmek.

Prostrates : Yere yatırmak. Yere sermek. Yormak. Halsiz bırakmak. Secdeye yatmak. Perişan etmek. Yere kapanmak. Yere yıkmak. Bezginlik. Güçsüz düşürmek.

Prostrated : Güçsüz düşürmek. Halsiz bırakmak. Perişan etmek. Yere yatırmak. Yere yıkmak. Secdeye yatmak. Bezginlik. Yere sermek. Yere kapanmak. Yormak.

Prostrate oneself : Yere kapanmak. Secdeye varmak. Secde etmek. Yerlere kapanmak. Yüz sürmek.

İngilizce Prostrating Türkçe anlamı, Prostrating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prostrating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ground : Yere indirmek. Dayanmak. Kurmak. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. Hareket izni vermemek. Uçurtmamak (uçağı). Çakmak. Karaya oturtmak. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad.

Malady : İllet. Dert. Hastalık.

Attribute : Öznitelik. Yüklence. Hamletmek. Bağlamak. Atıfta bulunmak. İsnat etmek. İzafe etmek. İnanmak. Doğal özellik.

Kayoing : Çarpmak. Nakavt. Nakavt etmek. Darbe. Vurmak. Şok etmek. Afet.

Kayos : Nakavt. Şok etmek. Darbe. Çarpmak. Afet. Nakavt etmek. Vurmak.

Fell : Kesip devirmek. Mahvetmek. İnsafsız. Düşmek. Öldürücü. Düşürmek. Kırmalı dikmek. Zalim. Kır. Devirmek.

Botch up : Berbat etmek. İçine etmek. Bozmak. Eline yüzüne bulaştırmak.

Ballocks : Saçma. Berbat etmek. Yumurtalıklar. Taşak. Manasız (kaba britanya argosu). Yumurtalar. Zırva. Taşaklar. Hayalar.

Enfeebling : Kuvvetsizleştirici. Zayıflatma. Zayıf düşürme. Zayıflatıcı. Dermansız bırakma. Mecalsiz bırakma. Zayıflatılma. Kuvvetten düşürmek.

Do in : Dövmek. Çok yormak. Dolandırmak. Gebertmek. Pataklamak. İşini bitirmek. Hırpalamak. Öldürmek.

Prostrating synonyms : heat hyperpyrexia, algidity, bumble, blow down, beat down, bollocks, bollixing, down, discouraging, heatstroke, knock galley west, ascribes, pull down, enfeeble, attributing, bollix, ascribe to, cream, deck, tire out, shock, tire to death, desolating, enfeebled, chop, prostrated, creams, do up, downed, sickness, laid out, desolated, creamed.

 

Prostrating zıt anlamlı kelimeler, Prostrating kelime anlamı

Encouraging : Yüreklendirici. Teşvik edici. Özendirici. Suça yataklık etmek. Umut veren. Cesaret verici. Teşvik etme. Umut verici. Ümit verici. Cesaretlendirici.

Wellness : İyi durumda olma. Sağlıklı olma. Sıhhat. Sağlıklılık. Sağlık. İyi olma durumu. İyilik. Zindelik. Sağlıklı olma durumu. Sıhhatli olma durumu.