Proverbs türkçesi Proverbs nedir

Proverbs ile ilgili cümleler

English: We are adding new proverbs to the dictionary.
Turkish: Sözlüğe yeni atasözleri ekliyoruz.

English: I wonder if there is any point in translating proverbs into English.
Turkish: Atasözlerini İngilizceye çevirmede bir amacın olup olmadığını merak ediyorum.

English: How many proverbs have we learned so far?
Turkish: Şimdiye kadar kaç tane atasözü öğrendik?

English: Are you writing the proverbs?
Turkish: Atasözlerini yazıyor musun?

English: He quoted some famous proverbs from the Bible.
Turkish: O, İncil'den bazı ünlü atasözlerini alıntı yaptı.

Proverbs ingilizcede ne demek, Proverbs nerede nasıl kullanılır?

Book of proverbs : (incil) bir eski ahit kitabı (çoğunluğu kral solomon'a atfedilen bilge sözler derlemesi). Atasözleri kitabı.

Become a proverb : Vecize olmak. Atasözü olmak. Atasözü haline gelmek. Özdeyiş olmak.

Proverb : Darbımesel. Mesel. Öneylem. Halkın, doğal ve toplumsal olaylarla ilgili kanıtlarını belirleyen özlü, kısa, geleneksel halk anlatımı. (bu anlatım genellikle uyaklı, benzer, karşıt anlamlı, eş sesli sözcüklerle sözcük oyunlarından oluşmaktadır.). Atasözü. Anonim özellik taşıyan, atalardan kaldığı kabul edilen ve toplumun yüzyıllar boyunca geçirdiği gözlem ve denemelerden, ortak düşünce, tutum ve davranışlarıyla dünya görüşünden oluşan, genel kural niteliğindeki kısa, özlü, kalıplaşmış söz: alet işler, el övünür. ak akça kara gün içindir. çalma elin kapısını, çalarlar kapını. ağlamayan çocuğa meme vermezler. keskin sirke küpüne zarar. çobansız koyunu kurt kapar. taşıma su ile değirmen dönmez. güvenme varlığa düşersin darlığa. bakarsan bağ, bakmazsan dağ vb.

 

Proverbial : Atasözü türünden. Konuşulan. Atasözünde geçen. Çok kişi tarafından bilinen. Meşhur. Ünlü. Bilinen. Herkesçe bilinen. Atasözü gibi. Atasözü olmuş.

Proverbially : Atasözleriyle ifade ederek. Herkesçe bilindiği gibi. Özdeyişler kullanarak.

Improver : Yenilikçi. Düzelten kimse. Geliştirici. Düzeltici. Çırak. Islahatçı. Reformcu. Gönüllü çalışan kimse. Düzenleyici.

Provers : Delillerle kanıtlayan. İspatlayan.

Proveratrin b : Proveratrin-b. Ak çöpleme bitkisinin (veratrum album, v. viride) kök ve yumrularında bulunan, yapı yönünden kalp glikozitlerine benzeyen bir veratrin alkaloidi.

Approver : İtirafçı. Onaycı. Suçunu itiraf eden. Onaylayan. Ortağını ele veren tanık.

Disprover : Tersini ispatlayan. Aksini kanıtlayan. Doğru olmadığını gösteren. Çürüten. Yanlışlığını ispatlayan.

İngilizce Proverbs Türkçe anlamı, Proverbs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proverbs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Old testament : Tevrat.

Hagiographa : Eski ahit'in üç bölümünün en son olan. Kethuvim. The writings.

Gospels : Hz isa´nın öğrettikleri. Hristiyanlığın esasları. Müjde. Asıl gerçek. Hakikat. Dört incil´den biri. Bir inanç sisteminin temel ilkeleri. Gerçek.

 

Psalms : Eski ahit'in kitaplarından biri.

Book of proverbs : Atasözleri kitabı. (incil) bir eski ahit kitabı (çoğunluğu kral solomon'a atfedilen bilge sözler derlemesi).

Bible : Kutsal kitap. Kaynak kitap. Kitabı mukaddes. Başvurulan kitap. Mukaddes kitap. Eski ve yeni ahit. Tevrat ile incil.

Evangel : İyi haber. Müjde. İncil'in getirdiği haber.

Evangels : Müjde.

The book : Kutsal yazılar. Deftere işlemek. Peylemek. Kitap. (yer) ayırtmak. Yer tutmak. Kutsal kitap. Tutmak. Yer ayırtmak.

Proverbs synonyms : ketubim, wisdom literature, wisdom book, sapiential book, the gospel, sacred writ, the written law, bibles, writings, new testament, the old testament, ot, gospel.