Providence türkçesi Providence nedir

  • İlahi takdir.
  • Tedbirlilik.
  • Sezgi.
  • Takdiri ilahi.
  • Hiss-i kable'l vuku.
  • Allah'ın takdiri.
  • Tedbir.
  • Tutum.
  • Allah.
  • Hazırlık.
  • Pre-kognisyon.
  • Kader.
  • Vaktinde gerekli tedbirleri almayı bilme.
  • İhtiyat.
  • Öngörü.
  • Tanrı.
  • Tasarruf.

Providence ile ilgili cümleler

English: As luck would have it, Providence was on my side.
Turkish: Raslantı eseri, Allah benden yanaydı.

Providence ingilizcede ne demek, Providence nerede nasıl kullanılır?

Act of providence : Zorlayıcı neden.

Divine providence : İlahi tedbir. Kutsal tedbir. Tanrı'dan gelen koruma ve yardım.

Tempt providence : Boş yere riske girmek. Gereksiz bir risk almak.

The providence : Tanrı. Allah.

Improvidence : İhtiyatsızlık. Basiretsizlik. İsraf. Tedbirsizlik. Tutumsuzluk. Savurganlık.

Providentialist : Providansiyalist. Kayracı.

Provident : Tedbirli. Hazırlıklı. İhtiyatlı. Tutumlu. İdareli. Vaktinde gerekli tedbirleri almayı bilen. Tasarruf.

Providentially : Hızır gibi. Allahın inayetiyle. Allah'tan. Kısmetli bir biçimde. Şans eseri.

Provident bank : Tasarruf sandığı.

Improvident : Sağgörüsüz. Tutumsuz. Tedbirsiz. Tedbirsizce. Savurgan. Basiretsiz. Müsrif. İhtiyatsız.

İngilizce Providence Türkçe anlamı, Providence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Providence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Being : Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek. Oluş. Vücut. Yaşam. Yapı. Varlık. İnsan. Mevcudiyet. Yaratık.

Lord : Hükümdar. Lord payesi vermek. Mal sahibi. Beyefendi. Lord ünvanı vermek. Sahip. Efendi. Bey. Hakim.

Dispensations : Yazgı. Hariç tutma. Dağıtım. Bölme. Dağıtma. Vazgeçme. Bağışıklık. Muafiyet. Dönem (bir dinin etkili olduğu).

Emergency reserve : Acil ihtiyat.

Bodement : Alamet. Tahmin. Emare. İçine doğma. İşaret. Belirti. Kehanet. Kestirme. Önsezi.

Attitudes : Fikir. Durum. Düşünce. Düşünce ve tepki. Mal veya fikre karşı uzun süreli duygu. Konum. Davranış. Poz. Tutumlar.

Behaviors : Tavır. Hareket. Davranış. Davranışlar. Hareket tarzı.

Tutelage : Vasilik. Vesayet altında olma. (özenli) öğretim. Eğitim. Vesayet. Himaye. Vesayet yetkisi. Koruma.

Cautioning : İhtar etmek. Uyarmak. Tembihlemek. İkaz etmek. Temkin. İhtar vermek. Tembih etmek. Dikkat. Dikkatini çekmek.

Provident : Hazırlıklı. Tutumlu. Vaktinde gerekli tedbirleri almayı bilen. Tedbirli. İhtiyatlı. İdareli.

Providence synonyms : capital of rhode island, ocean state, little rhody, retrenchment, god, intuitions, lordings, appropriations, telesis, intuition, eternal, discernment, warison, godhead, expedient, deliberation, foresight, capital reserve, insights, austerity, carriages, dispensation, perception, occupation, demeanors, provision, the almighty, development, discretion, economy, flair, preliminary, brahma.

Providence zıt anlamlı kelimeler, Providence kelime anlamı

Improvidence : İhtiyatsızlık. Basiretsizlik. İsraf. Tedbirsizlik. Savurganlık. Tutumsuzluk.

Imprudence : Akılsızlık. Mantıksızlık. Tedbirsizlik. Düşüncesizlik. İhtiyatsızlık.

Providence ingilizce tanımı, definition of Providence

Providence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A making ready. The act of providing or preparing for future use or application. Preparation.