Puanter nedir, Puanter ne demek

Puanter; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Güzel ve düzgün vücutlu, kısa kıllı, uzun ince kuyruklu, koku alma duygusu çok gelişmiş, hızlı koşabilen bir tür av köpeği

Puanter hakkında bilgiler

Puanterler ya da pointerler, avın istikametini göstererek avcılara yardımcı olan köpeklerin oluşturduğu bir av köpeği grubu. Bu grubun en çok bilinen üyesi, genellikle sadece puanter olarak bilinen İngiliz puanteridir. Bunun haricinde telsi tüylü Alman puanteri, kısa tüylü Alman puanteri, Portekiz puanteri, telsi tüylü Macar puanteri gibi pek çok puanter ırkı vardır.

Puanter tanımı, anlamı

Puan : Çeşitli sporlarda kullanılan ölçüsü ve değeri değişken birim. Kumaşlardaki benek, nokta. Genellikle test biçimindeki sınavlarda cevaplandırılacak soruların sayı olarak değeri veya cevaplayanın başarı değeri

İstikamet : Doğrultu.

Av köpeği : Tazı, kopoy, zağar vb. ava yardımcılık etmeye alıştırılmış köpek.

Yardımcı : Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan. Yardımı olan (şey).

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

Kuyruklu : Kuyruğu olan. Akrep.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Vücutlu : Vücudu iri ve şişman olan.

 

Pek çok : Yeterinden fazla, bir hayli.

Avcılar : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

İngiliz : İngiltere halkından olan kimse.

İstika : Ayakkabıların altını parlatmak için kunduracıların kullandığı kemik, isteka.

Kuyruk : Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.

Sadece : Yalnızca.

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.

Harici : Dışla ilgili, dıştan olan.

İngili : Ağaç tepesi.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Düzgün : Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.

İngil : Küçük baş hayvanlara takılan ip ya da kayış tasma: Köpek boğazındaki ingili kırmış. Çocuk başlığı ya da şapkanın çene altından geçen bağcığı. İplik. Kibir: Fatma nine çok ingillidir. Kuşku. Çok zayıf insan ya da hayvan. Sümük. Koyun ve kuzunun boynuna geçirilen tasma.

Diğer dillerde Ptt kolisi anlamı nedir?

İngilizce'de Ptt kolisi ne demek ? : parcel