Purloins türkçesi Purloins nedir

Purloins ingilizcede ne demek, Purloins nerede nasıl kullanılır?

Purloin : Birisini çarpmak. Hırsızlık etmek. Araklamak. Yürütmek. Çalıntı yapmak. Aşırmak. Eser hırsızlığı yapmak. Çalmak.

Purloined : Eser hırsızlığı yapmak. Yürütmek. Hırsızlık etmek. Birisini çarpmak. Çalıntı yapmak. Aşırmak. Çalmak.

Purloiner : Eser hırsızı. Hırsız.

Purloiners : Hırsız. Eser hırsızı.

Purloining : Yürütmek. Çalıntı yapmak. Hırsızlık etmek. Birisini çarpmak. Çalmak. Eser hırsızlığı yapmak. Aşırmak.

Purlieus : Civar. Varoş. Etraf. Çevre.

Purler : Şiddetli düşüş. Düşüş. Yıkıcı darbe. Kötü düşme. Devirici yumruk.

Purling : Oya ile süslemek. Ters örmek. Şırıldamak. Şırıltı. Nakış ile süslemek. Ters örgü yapmak. Çağıldamak. Çağıldama. Çağıldayarak akmak. Girdap.

Purlin : Çatı aşığı. Aşık. Çatı sırt kirişi. Aşırma. Sırt kirişi.

Purlins : Çatı aşığı. Aşırma. Aşık. Çatı sırt kirişi.

İngilizce Purloins Türkçe anlamı, Purloins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purloins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Accroach : Yetkisiz elde etmek. Bir devlet yetkisini haksız olarak kullanmak. Haksız olarak kullanmak. Gasp etmek.

Lift : Çıkmak. Germek. Topraktan çıkarmak. İner-çıkar. Havalanmak. Kaldırmak. Asansör.

Blew : Körüklemek. Solumak. Kaçmak. Su fışkırtmak (balina). Uçurmak. Patlamak. Çiçek açmak. Çiçeklenmek. Fışkırmak.

Copping : Yakalamak. Enselemek.

Appropriate : Tasarruf etmek. Tahsis etmek. Münasip. İç etmek. Kendine ayırmak. Üstüne oturmak. Mülk edinmek. Kendine maletmek. El koymak. Sahipsiz birşeyi almak.

Conduct : Olayların kendiliğinden akışı ya da yönlendirme sonucu izlediği süreç. Sevk ve idare etmek. Yönlendirmek. Kılavuzluk etmek. İletmek. İdare etmek. Geçirmek. Kişinin özellikle ahlak bakımından gösterdiği davranım. bir kimsenin içinde bulunduğu toplumsal, ekonomik ve kültürel koşullar dolayısıyle geliştirdiği ve onu aynı durumdaki kimselere yaklaştıran davranımların tümüne verilen ad. 3-bir kimse ya da bir olay karşısında alınan durum. Yol göstermek.

Fort : Ordu üssü. Müstahkem mevki. Düşmanın gelmesi beklenebilen yollar üzerinde, askeri önem taşıyan kentlerde, geçit ve darboğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı. Hisar. Kışla. İstihkam. Takviye edilmiş yer. Sığınak.

Steal : Hırsızlama yapmak. Sessizce hareket etmek. Hırsızlık yapmak. Süzülmek. Gizlice koymak. Zula etmek. Kelepir. Çaktırmadan yapmak.

Pilfer : Ufak tefek şeyler aşırmak. Uğrulamak. Çırpıştırmak. Yolsuzluk yapmak. Aparmak. Araklamak.

Purloins synonyms : snarf, purloining, purloined, adopt, border on, cabbage, filches, bag, plagiarized, adopts, carry out, robs, thieve, sneak, rob, enforce, collaring, add, collared, plagiarizing, plagiarizes, cabbages, cribbed, hook, purloin, pinch, abstracts, plagiarize, copped, collar, chime, plagiarise, blow.